KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/10173 E., 2013/13292 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Haziran 2013
- Mahkemesi
- FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
634 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12.05.2011 tarih ve 2009/86-2011/152 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 18.06.2013 günü hazır bulunan davacılar vekilleri Av. ... ve Av....ile davalılar vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili Objektif Haber Reklam Yayıncılık Program Ltd. Şti ile davalılar Alliance Yapım Ltd.
Şti ve Huzur Radyo TV A.Ş. arasında 06.09.2007 tarihinde "Objektif Programı Yapım Sözleşmesi",diğer müvekkili ... ile davalılar arasında ise yine aynı tarihte bir "Objektif Programı Telif Sözleşmesi"imzalandığını, taraflar arasındaki sözleşmelerin bir yıllığına akdedildiğini, tarafların, sözleşmelerin olmazsa olmaz koşulu ve temel unsuru olmak üzere her hafta bir program yapılması ve yayımlanması konusunda anlaştıklarını, davalıların, 22 haftadan sonra sözleşmeyi feshetmedikleri gibi,
bir yıl bittikten sonra da aynı koşullarla program yapılmasını müvekkillerden talep ettiklerini ve sözleşmesel yükümlülüklerini aynen yerine getirmeye devam ettiklerini, davalıların, 2008 yılının Ekim ayından itibarenprogramlarıhaftalıkperiyotlarlayayınlamadıklarını, sonuçta müvekkilleri tarafından keşide edilen27.02.2009 tarihliihtarnameye değin tarihleri belirtilen sekiz adet programı yayınlamamak suretiylesözleşmeleri defalarca ihlal ettiklerini, davalıların, söz konusu programları yayımlamadıklarını ikrar ettiklerini, bu olguyu yayımlama yükümlülüklerinin bulunmadığı iddiasına dayandırdıklarını, davalıların savunmalarının aksine,
tek taraflı ek protokol taslaklarının hukukîdeğeri olmadığı gibi, hukukî sonuca da bir etkisinin bulunmadığını, tarafların bu tek taraflı ek protokol taslaklarını imzalamadıklarını ileri sürerek, 06.09.2008 tarihinden itibaren belirsiz süreli sözleşmeye dönüşen Program Yapım Sözleşmesi'ne ve Telif Sözleşmesi'ne aykırı hareket ederek ve özellikle sözleşmeleri haksız yere feshederek müvekkillerini zarara uğratan davalılarıdan ayrı ayrı 300.000 TL cezai şartın ve ayrı ayrı 100.000 TL manevi tazminatın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın husumet ve esas yönünden reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, sözleşmeye dayalı uyuşmazlığın hallinin 5846 kanunun 76. maddesi kapsamında ihtisas mahkemesine ait olduğu, taraflar arasında 5/09/2007 günü imzalanmış objektif program yapım sözleşmesi ve objektif program telif sözleşmesinin bulunduğu, sözleşmelerin süresinin 6/09/2007 tarihinden itibaren 1 yıl içerisinde yapılacak ve yayınlanacak programların yayın sürecinde devam edeceği ve 1 yıllık sürenin karşılıklı edimlerin yerine getirilmesi suretiyle sona erdiği,
6/09/2007-6/09/2008 dönemli olan süreç ve edimler yönünden çekişmenin bulunmadığı,sözleşmelerde kabul edilen 22 haftalık yayın garantisi ve haftada bir yayın taahhüdünün aynı şekilde yeni dönemde de geçerli olduğunun ispatı için HUMK.nun 288 ve FSEK.nun 52.maddeleri dikkate alındığında yazılı delil ile düzenlenmesinin zorunlu bulunduğu,
sözleşmelerdeki ceza koşulu da yazılı olduğuna göre, ceza koşulununda yeni dönemde aynen geçerli olduğunu ispatının yazılı delile tabi olduğu,akdi ilişkinin ve bu kapsamda ceza koşulunun varlığı yazılı akit ile ispat olunduğuna göre, bu akdi ilişkinin ve bu kapsamda ceza koşulunun sözleşmedeki süreden sonra aynı şekilde devam ettiğinin de ispatının da, aynı kuvvetteki delil ile mümkün görüldüğü,
davacıların önceki yazılı akdi ilişkinin ve bu kapsamda yazılı ceza koşulunun, sözleşmedeki süre dolduktan sonra da aynı şekilde devam ettiği yönünde yazılı bir delil sunamadıkları, yazılı akdi ilişkideki 22 haftalık ve her hafta yayın garantili yazılı akdi ilişki sona erdiğine göre bu akdi ilişkilerdeki ceza koşulu da karşılıklı ifalar ile sona erdiği, eylemli durumun, dayanak akdi ilişkilerdeki koşulları aynen taşımadığı,
davacıların hazırladığı programın her hafta yayınlanmamasına rağmen tekrar program hazırlamaları ve davalının yayınlamasına "ihtirazi kayıt" ile ifayı kabul etmelerinin gerekeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/10173, K. 2013/13292, 25 Haziran 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama