KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/1023 E., 2011/7015 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Haziran 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
376 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Konya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 31.12.2008 tarih ve 2008/231-2008/454 sayılı kararı onayan Daire’nin 25.10.2010 gün ve 2009/4347-2010/10739 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, Federal Almanya Cumhuriyeti Krefeld Asliye Mahkemesinin 12.01.2007 tarihli kararın ve yargılama masraflarına dair ek masraf tespit kararının usulüne uygun olarak onaylanmış tercümesinin tenfizini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket, yapılan davetiye tebliğine rağmen yargılamaya iştirak etmemiştir.
Mahkemece, 1965 tarihli Hukuki ve Ticari konularda Adli ve Gayrı Adli belgelerin Yabancı Memleketlerde Tebliğine Dair Lahey Sözleşmesine Türkiye ve Almanya'nın taraf bulunduğu, Türkiye yönünden sözleşmenin 28.04.1972 tarihinde yürürlüğe girdiği, anılan Lahey sözleşmesi ile kabul edilen istisnai tebligat yöntemlerinden birinin de doğrudan posta yolu ile tebligata ilişkin olup, bu yönteme sadece sözleşmenin 10. maddesine çekince koymayan ülkeler açısından başvurmanın mümkün olduğu, Türkiye ise 10. maddedeki tebligat yöntemini kabul etmeyeceğin dair maddeye çekince koyduğu,
gıyapta verilen tenfize konu edilen söz konusu yabancı mahkeme kararının, doğrudan posta yolu ile tebliğ yoluna gidilmesi davalının savunma hakkını kısıtladığı gibi esasen MÖHUK’nun 38/c maddesi gereğince kamu düzenine aykırı da olduğu, MÖHUK.nun 34. maddesi gereğince ortada kesinleşmiş bir karar olmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 2009/4347 E-2010/10739 K. sayılı ilamıyla onanmıştır.
Davacı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebepler ile mahkemece verilen hükmün tenfiz davasının açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 5718 sayılı Yasa’nın yabancı mahkeme kararlarının tenfizine ilişkin 50 ve devamı maddeleri uyarınca değerlendirilmesi halinde de sonucu değişmeyeceğinden mahkemece verilen kararda yürürlükten kalkmış eski yasa maddelerinin yazılmış olmasının sonuca etkili olmadığının anlaşılmasına göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/1023, K. 2011/7015, 9 Haziran 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama