KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/10235 E., 2012/16447 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Ekim 2012
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
341 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Konya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22/02/2011 tarih ve 2009/104-2011/82 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin müvekkilinden tahsil ettiği parayı geri ödemediğini, müvekkilince davalı şirket aleyhine Maınz Asliye Hukuk Mahkemesine açılan davanın müvekkili lehine sonuçlandığını, yabancı mahkeme kararının kesinleştiğinin 29.05.2008 tarihinde karara şerh edildiğini ileri sürerek Maınz Asliye Hukuk Mahkemesinin 5 0 93/06 numaralı gıyabi kararının ve masraflara ilişkin masraf tespit kararının tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; kararın davalı adına 03.04.2007 tarihinde postaya verilmek suretiyle 17/04/2007 tarihinde tebliğ edildiği kabul edilerek kararın kesinleştirildiği, kararın tebliğinin Alman Usul Kanununa göre posta yolu ile yapıldığı, tebliğin Bakanlık kanalıyla yapılmadığı, 1965 tarihli Hukuki ve Ticari konularda Adli ve Gayri Adli belgelerin Yabancı Memleketlerde Tebliğine Dair Lahey Sözleşmesi ile kabul edilen istisnai tebligat yöntemlerinden birinin de doğrudan posta yolu ile tebligata ilişkin olduğu,
ancak Türkiye’nin 10. maddedeki tebligat yöntemini kabul etmeyeceğini bu maddeye koyduğu çekince ile açıkça belirttiği, söz konusu mahkemenin gıyapta verdiği tenfize konu kararın, usulüne uygun olarak davalıya tebliğ edilmediği, MÖHUK.nun 50. maddesi gereğince ortada kesinleşmiş bir karar olduğundan söz edilemeyeceği, kesinleşmenin dava ön şartı olup kesinleşmeyen ilamlara karşı tenfiz istenemeyeceği, doğrudan posta yolu ile tebliğ yoluna gidilmesinin, davalının savunma hakkını kısıtladığı gibi esasen MÖHUK.nun 54/c maddesi gereğince kamu düzenine de aykırı olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/10235, K. 2012/16447, 17 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama