KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/10279 E., 2012/16830 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Ekim 2012
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
261 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 09/03/2011 tarih ve 2008/177-2011/81 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin işyeri sigorta poliçesi ile sigortaladığı işyerinin (halıcının) bitişiğinde bulunan davalıya ait rögarın tıkanması sonucu kirli su sızması nedeniyle hasar meydana geldiğini, 8.477,28 TL hasar bedelinin 21.11.2007 tarihinde sigortalıya ödendiğini ve kanunen müvekkilinin halef olduğunu ileri sürerek karşılanan zararın ödeme tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı, kendi mağazalarını da su bastığını, ancak, su baskınının kendi rögarlarından kaynaklanmadığını, rizikonun başka rögardaki tıkanma nedeniyle meydana geldiğinin ASKİ görevlilerince kendilerine söylendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, rizikonun, davalıya ait işyerindeki bina tesisatında oluşan bozukluktan, yetersizlikten ve rögarın taşmasından ileri gelmediği, doğrudan yağmur sularının sigortalı işyerine duvardan sızması suretiyle meydana geldiği, zarara davalının kusurlu bir eyleminin sebebiyet vermediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/10279, K. 2012/16830, 30 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama