KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/10415 E., 2012/10030 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Haziran 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
408 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Konya 1 Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03/05/2011 tarih ve 2010/365-2011/194 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 08/06/2012 günü hazır bulunan davacı vekili Av. .... Köse ile davalı vekili Av. .....dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, Almanya Stuttgart Eyalet Mahkemesi tarafından verilen 12.12.2006 tarihli 12 O 275/06 numaralı kararın kesinleştiğini ileri sürerek, tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Somut olayda, davacı vekili tarafından dosyaya tercümesi ibraz edilen Stuttgart Asliye Hukuk Mahkemesi’nin kararında, kararın bir suretinin davalıya 28.12.2006 tarihinde tebliğ edildiği ve kararın kesinleşme tarihinin 01.03.2007 olduğu yazılı ise de dosyaya sunulan tebliğe ilişkin belgelerden kararın Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü aracılığı ile 23.08.2007 tarihinde davalı çalışanı .....’e tebliğ edildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece kararın usulünce kesinleştiği kabul edilerek yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş ise de, davalıya diplomatik yolla yapılan tebligattan sonraki bir tarihe ilişkin kesinleşme şerhi karar üzerinde bulunmamaktadır.
Bu itibarla, mahkemece davaya konu kararın diplomatik yolla davalıya tebliğ edildiği gözetilerek, bu tarihten sonrası için yasal yollara başvurulup başvurulmadığı, dolayısı ile kararın kesinleşip kesinleşmediğinin tesbiti ile oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Kabule göre de, Dairemizce tenfiz davaları nitelikleri itibariyle eda davası değil, tespit davası mahiyetinde kabul edilmesi nedeniyle maktu harca ve davacı lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, nisbi harca ve nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmeyip kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/10415, K. 2012/10030, 8 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama