KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/10459 E., 2012/21725 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Aralık 2012
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
754 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 11.05.2010 tarih ve 2007/392-2010/255 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar Maliye Hazinesi vd. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, 24.05.2006 tarihinde İstanbul Atatürk Hava Limanı depolarında yangın meydana geldiğini, depolardaki dava dışı sigortalısına ait eşyanın zarar gördüğünü, müvekkilinin bir kısım yükün lider sigortacısı olduğunu, diğer müşterek sigortacılarla birlikte yükte meydana gelen hasar karşılığında 99.500-Euro tutarını yük ilgilisi sigortalısına ödediğini, davalıların meydana gelen zarardan sorumlu olduklarını, müvekkilinin sigortalının hakkına halef olduğunu ileri sürerek, 99.500-Euro alacağın faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş; esas hakkında mahkemece karar verilmesinden sonra, davalılar Çelebi Hava Servisi A.Ş. ve DHMİ Genel Müdürlüğü'ne karşı açmış oldukları davadan feragat etmiştir.
Davalılar Çelebi Hava Servisi A.Ş. ve DHMİ Genel Müdürlüğü vekilleri, müvekkillerinin olayda kusurunun bulunmadığını savunarak davanın ayrı ayrı reddini istemişlerdir.
Davalılar Maliye Hazinesi vd. vekili, müvekkillerine husumet yöneltilemeyeceğini, idari yargının görevli olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına ve toplanan delillere göre, davalı Çelebi Hava Servisi A.Ş. dışındaki davalılara karşı açılan davalarda idari yargının görevli olduğu gerekçesiyle yargı yolu yanlışlığı nedeniyle davanın reddine, davalı Çelebi Hava Servisi A.Ş'ye karşı açılan dava bakımından, bu davalının çeşitli hava yolu taşıyıcılarının ifa yardımcısı olduğu, ifa yardımcısının olayda BK'nın 71. ve 474 vd. maddeleri kapsamında sorumluluğunun olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Mahkemece ek kararla, davacı vekilinin, davalılar Çelebi Hava Servisi A.Ş. ve DHMİ Genel Müdürlüğü hakkında açmış olduğu davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Her iki kararı, davalılar Maliye Hazinesi vd. vekili temyiz etmiştir.
1- Yargıtay İBK’nun 11.4.1940 gün ve 70 sayılı kararının gerekçesi ve aynı gerekçeye dayalı olarak verilen HGK’nun 21.11.1981 gün ve 1981/2-551 sayılı kararında vurgulandığı üzere, mahkemeler kanunda gosterilen istisnalar dışında kendi hükümlerini kendileri kaldıramazlar ve/veya önceki hükmü ortadan kaldıran mahiyette bir karar veremezler.
İlk derece mahkemelerinin kararlarını bozup kaldırma yetkisi Yargıtay Kanunu’nun 1. maddesi ile HUMK’nun 428. maddesi uyarınca münhasıran Yargıtay'a aittir. Yerel mahkeme duruşmaya son verip karar vermekle davadan elini çekmiştir. Artık mahkemece karardan sonraki dönemde, usule ilişkin haller dışında, dava tekrar ele alınıp esasa etkili karar verilemez. Mahkemece belirtilen doğrultuda inceleme yapılıp karar verilmesine olanak veren bir yasa hükmü bulunmamaktadır.
Buna cevaz veren bir mevzuat hükmü görünümündeki HMK. Yönetmeliği’nin 57. maddesi, ancak yasayla düzenlenebilecek bir hususa ilişkin olduğu gibi yasal dayanağı da bulunmadığından bu gibi hallerde uygulanabilecek bir hüküm niteliğinde değildir. Bu gibi hallerde, Yargıtayca verilecek bozma ilamından sonra dosyanın ele alınıp feragat sebebiyle gerekli kararın verilmesi mümkündür. Yerleşmiş Yargıtay uygulaması bu yöndedir.
Bütün bu açıklamalar ışığında, mahkemece 11.5.2010 tarih ve 2007/392 E., 2010/255 K. sayılı karar ile davalı Çelebi Hava Servisi A.Ş. bakımından davanın esastan reddine, diğer davalılar bakımından ise yargı yolu yanlışlığı nedeniyle davanın reddine karar verilip davadan el çekildikten sonra davacı vekilinin 22.10.2010 tarihli dilekçesiyle davalılardan DHMİ Genel Müdürlüğü ve Çelebi Hava Servisi A.Ş. hakkındaki davasından feragat etmesi üzerine mahkemece verilen 30.11.2010 tarihli ek karar ile sayılan davalılar bakımından açılan davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiş olması yerinde olmamış,
davalılar Maliye Hazinesi vd. vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazının kabulüyle mahkemece verilen 30.11.2010 tarihli ek kararın bozularak kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Uyuşmazlık, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri nitelikte olup davadan feragat hüküm kesinleşinceye değin yapılabilir ve karşı tarafın kabulüne bağlı olmadığı gibi yapıldığı anda kesin hükmün sonuçlarını doğurur. Davacı vekilinin mahkemece verilen karar henüz kesinleşmeden önce davalılardan DHMİ ile Çelebi Hava Servisi A.Ş. yönünden dile getirdiği davadan feragate ilişkin beyanının, HMK’nun 74 ve 307 vd. maddeleri uyarınca sonuç doğurucu nitelikte olduğu anlaşılmış, öncelikle, davalılardan DHMİ Genel Müdürlüğü ve Çelebi Hava Servisi A.Ş. bakımından davadan feragate ilişkin bir hüküm verilmesini teminen bu davalılar hakkındaki yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3- Mümeyyiz davalılar vekilinin, davalılardan Çelebi Hava Servisi A.Ş. hakkındaki davanın esastan reddine dair mahkeme kararının gerekçesine yönelik temyiz itirazlarına gelince; (2) nolu bentte açıklanan bozma sebep ve mahiyetine göre mümeyyiz davalılar vekilinin bu yoldaki temyiz itirazlarının incelenmesine yer bulunmamaktadır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/10459, K. 2012/21725, 28 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama