KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/1047 E., 2012/8496 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
276 kelime·1 dk okuma
Hasımsız olarak görülen davada Tarsus 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 26.04.2010 tarih ve 2009/1167-2010/513 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, Aslan İnş. Nakl.Tic. Ltd. Şti. tarafından tanzim edilen, alacaklısı Pimaş Plastık İnş. Malz. A.Ş. olan ve müvekkili bankanın Esentepe Şubesine tahsil için teslim edilen 19/07/2009 vadeli 2.500,00.-TL bedelli bir adet senedin borçlu Aslan İnş. Nak. Tic. Ltd. Şti.'nin adresinin bulunduğu yer olan .... Tarsus Şubesine protesto ve tahsil amacıyla gönderildiğini, ancak ilgili senedin müvekkil bankanın Tarsus Şubesinde yapılan tüm aramalara rağmen bulunamadığını, senedin kaybolduğunu ileri sürerek senedin T.T.K.563 ve devamı maddeleri gereğince zayi nedeniyle iptaline ve ödeme yasağı konulmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Mahkemece, senet fotokopisine göre senedin tanzim tarihinin bulunmadığı, T.T.K.'nın 688. maddesinde bir senette bulunması gereken zorunlu ve ihtiyari şartların sayıldığı, T.T.K.'nun 689. maddesinde zorunlu unsurları bulunmayan bir senedin bono sayılamayacağının öngörüldüğü, bono vasfında olmayan bir senedin kıymetli evrak hükmünde olmadığından T.T.K. hükümleri gereğince zayi nedeniyle iptalinin talep edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/1047, K. 2012/8496, 21 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama