KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/1049 E., 2011/4272 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Nisan 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
338 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Konya 3.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 20.11.2008 gün ve 2008/232 - 2008/317 sayılı kararı onayan Daire’nin 08.11.2010 gün ve 2009/5173 - 2010/11445 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, Federal Almanya Cumhuriyeti Essen Asliye Hukuk Mahkemesinin 18. O 234/06 numaralı dosyasından verilen 23.04.2007 tarihli kararın ve yargılama giderlerine dair masraf tespit kararının tenfizine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, yabancı mahkeme kararının usule aykırı şekilde, davalının gıyabında verildiğini, kararda temyiz süresinin açıklanmadığını ve kararın Lahey sözleşmesine göre tebliğ edilmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, 1965 tarihli Hukuki ve Ticari konularda Adli ve Gayrı Adli belgelerin Yabancı Memleketlerde Tebliğine Dair Lahey Sözleşmesi'ne Türkiye ve Almanya'nın taraf bulunduğu, Türkiye yönünden bu sözleşmenin 28.04.1972 tarihinde yürürlüğe girdiği,
Lahey sözleşmesi ile kabul edilen istisnai tebligat yöntemlerinden birinin de doğrudan posta yolu ile tebligata ilişkin olup, bu yönteme sözleşmenin 10. maddesine çekince koymayan ülkelerce başvurulabileceği, Türkiye’nin ise 10. maddedeki tebligat yöntemini kabul etmeyeceğini bu maddeye koyduğu çekince ile belirttiği, gıyapta verilen dava ve tenfize konu edilen söz konusu yabancı mahkeme kararının doğrudan posta yolu ile tebliğ yoluna gidilmesinin davalının savunma hakkını kısıtladığı,
MÖHUK.nun 34. maddesi gereğince ortada kesinleşmiş bir karar olduğundan söz edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine dair tesis ettiği karar, davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/1049, K. 2011/4272, 12 Nisan 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama