KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/10567 E., 2012/17613 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Kasım 2012
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
490 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16/02/2011 tarih ve 2008/769-2011/65 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı ve davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, keşidecisi..., muhatabı davalı olan çekin hamili olduğunu, keşidecisinin kimliğinin gerçeği yansıtmadığının ortaya çıktığını, davalının çek hesabı açarken üzerine düşen yükümlülükleri ihlal ettiğini, müvekkilinin zararına neden olduğunu ileri sürerek, 5.000,00 YTL manevi tazminat ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 1.000,00 TL maddi tazminatın faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin bir kusurunun olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının çek borçluları aleyhine başlattığı icra takibi sonuçlanmadan muhatap bankaya tazminat davası açmış ise de davalı bankanın en azından bu aşamada çekin kendisine ibrazı ile birlikte ödemekle yükümlü bulunduğu meblağ kadar sorumlu olması gerektiği, ibraz tarihi olan 21.03.2007 tarihi itibarı ile bankanın sorumlu bulunduğu meblağ 410,00 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile anılan meblağın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı vekili temyiz edilmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilini aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, davalı Banka'nın sahte kimlik bilgilerine dayalı çek hesabı açmasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, yapılan yargılama sonunda çek keşidecisi olarak görünen... isimli kişinin bulunmadığı, davalı Banka'nın sahte kimlikle sahte bir kişi adına çek hesabı açtığı anlaşılmıştır. Davacı, dava konusu çeki, ciranta ... isimli kişiden almış, keşide edilen çek hesabının sahte olması nedeniyle çek bedelini tahsil edememiştir.
Davacı, işbu davayı açmadan önce kendi akidi ciranta ... aleyhine icra takibi yapmış, yapılan takip sonrasında çek bedelini tahsil edemeyeceği davadan önce anlaşılmış, bu husus davadan sonra düzenlenen aciz belgesi ile saptanmıştır.
Bu durumda, davacının zararı gerçekleşmiş olup, dosya kapsamına göre davalı Banka çek hesabı açarken müşterisinin kimliği, ekonomik durumu ve ikameti v.s konularında yeterli araştırma yapmadan sahte belgeler ile hayali bir kişi adına hesap açarak çek karnesi vermesinde ve çekin karşılıksız çıkmış olması nedeniyle, 3167 sayılı Kanunu’nun 1/2, 2, Bankalar Kanunu hükümleri ve TTK'nun 20/2. maddelerinde öngörülen basiret ve itinayı göstermemek suretiyle doğan zarardan sorumludur.
Bu nedenle davacının zararının gerçekleştiği kabul edilerek bir karar vermek gerekirken yazılı şekilde davacının maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesi doğru olmamış kararın bu nedenlerle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/10567, K. 2012/17613, 7 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama