KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/10572 E., 2012/17419 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Kasım 2012
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
436 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24/03/2011 tarih ve 2010/524-2011/138 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı Banka'nın Teomanpaşa Caddesi Şubesi'nde 83332206 numaralı hesabı bulunduğunu ve bankanın internet bankacılığına dahil olduğunu, müvekkilinin bilgisi ve rızası dışında internet üzerinden hesabındaki paranın üçüncü kişilere EFT yapıldığını, davalı Banka tarafından yeterli dikkat ve özen gösterilmeden internet ve telefon bankacılığındaki güvenlik zaafiyeti nedeniyle müvekkilinin banka hesabındaki paranın boşaltıldığını, davalı Banka'nın objektif özen yükümlülüğünü yerine getirmediğini ileri sürerek 38.325,00 TL'nın 24.12.2009 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava dilekçesinde belirtildiği şekilde davacının hesabında bulunan paranın internet bankacılığı işlemi ile üçüncü kişinin hesabına havale edildiğini, havale işlemlerinde müvekkili bankanın herhangi bir kusuru bulunmadığını, davacının hesabının standart kullanıcı kodu ve şifre dışında akıllı sms denilen ekstra güvenlik önlemi ile güvence altına alındığını, akıllı sms'in tek kullanımlık şifre olduğunu, ikinci kez ya da üçüncü bir kişi tarafından kullanılamayacağını,
davacının sim kartının sahte belgeler ile üçüncü kişinin eline geçirilmiş olduğu ve buraya gelen sms şifrelerinin kullanılması sonucu EFT işleminin gerçekleştirildiğini, bu durumda da müvekkili bankanın güvenlik önlemlerinin yetersizliğinden söz edilemeyeceğini, davacının internet bankacılığı işlemleri için belirlenen kullanıcı kodu, şifre ve sim kartını özenle saklamamış olması sebebiyle kusurlu olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporu uyarınca, 24.12.2009 tarihinde davacının vadeli hesabının vadesi bozularak gün içinde yapılan iki işlem ile 38.352,00 TL tutarındaki parasının EFT yoluyla üçüncü kişinin hesabına aktarıldığı, bu paraların üçüncü kişi tarafından çekildiği, Cumhuriyet Savcılığı tarafından yapılan soruşturma kapsamında elde edilen bilgilere göre davacıya ait cep telefonunun aynı numara, ancak başka bir telefon cihazı ile İstanbul'da kullanıma sokularak davacının Antalya'daki telefonunun geçici bir süre devre dışı bırakılması suretiyle banka tarafından gönderilen sms şifrelerine ulaşıldığı,
dava konusu olayda davalı Banka'nın uyguladığı güvenlik önlemlerinin vasat seviyede kaldığı, davalı Banka'nın davacıya vermiş olduğu şifre ve parolanın davacının kusuru ile ele geçirildiğini kanıtlayamamış olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/10572, K. 2012/17419, 5 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama