KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/10570 E., 2012/19163 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Kasım 2012
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
564 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ayvacık Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15/12/2010 tarih ve 2008/132-2010/240 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Ayvacık ilçesinde tüp bayiliği işletmekte olup Ayvacık Esnaf Kefalet Kooperatifine 16.11.2006 tarihinde kredi başvurusunda bulunduğunu, Kooperatifin anlaşmalı bulunduğu Halk Bankası Ezine Şubesinde bu amaçla müvekkili adına 09001519 nolu hesap açıldığını, banka görevlisine paranın yatıp yatmadığını sormasına karşın olumsuz cevap almasından dolayı kredinin çıkmamış olduğunu düşünerek başkaca bir girişimde bulunmadığını, ancak 05.02.2008 tarihinde davalı banka tarafından gönderilen, kredi borcunun ödenmesine ilişkin ihtarnamenin kendisine tebliğiyle halen borçlu göründüğünü,
o dönem paranın 17.11.2006 tarihinde hem kendi hesabına geçmiş hem de bundan bir kaç dakika içinde havale ve EFT'ler yoluyla başka kişilere dağıtılmış olduğunu öğrendiğini, müvekkili ve kefiller hakkında icra takibi başlatıldığını, ileri sürerek davalı bankanın istihdam eden sıfatıyla sorumlu olduğunu ileri sürerek kredi bedeli olan 25.000,00 TL'nin, sözleşme tarihinden dava tarihine kadar uygulanan %13 oranında akdi faiz farkı olan 5.145,00 TL'nin,
25.000,00 TL’nin bankaya yatırılması halinde müvekkilinin eline geçecek olan ticari işlerde uygulanan temerrüt faizi üzerinden 10.800,00 TL getiri kaybı olmak üzere toplam 15.945,00 TL maddi zararın tazminine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili, mezkur davadan sonra davacının, aleyhine yapılan takibi kabul ederek ödeme taahhüdü verdiğini, bu sebeple davanın konusunun da kalmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporu uyarınca davacı ile davalı banka arasında Ayvacık Esnaf Kefalet ve Kredi Kooperatifi aracılığıyla 25.000,00 TL miktarlı 16.11.2006 tarihli bir kredi sözleşmesi yapıldığı, 17.11.2006 tarihinde arkasında davacının imzasının bulunduğu tediye fişi ile bu kredi miktarından yapılan 1.500,00 TL’lik kesinti dışında meblağın davacının davalı bankada açılan hesabına aktarıldığı, ancak aynı gün davacıya ait bu kredi hesabından davacının talimatı olmadan 7.034,70 TL ve 2.000,00 TL’nin yine 20.11.2006 tarihinde 13.542,00 TL’nin dava dışı kişiler adına EFT yolu ile havale edildiğinin anlaşıldığı, davacının bu eylemden kaynaklanan zararının tazmininin davalı sorumluluğunda olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre taraf vekillerinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, taraflar arasında imzalanan kredi sözleşmesinden kaynaklı alacak davasıdır. Mahkemece, davacı yararına hükmedilen alacak miktarına, usulsüz kullanımdan itibaren işleyecek yasal faiz hükmedilmiş ise de taraflar arasındaki ilişkinin davalı bankanın bankacılık faaliyetlerinden kaynaklandığı, TTK 4. maddesi uyarınca ilişkinin ticari iş vasfına sahip olduğu gözetilerek davacı talebi gibi avans faizine hükmetmek gerekirken yazılı gerekçe ile hüküm tesisi doğru görülmemiş, hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.
3-Davacı, dava dilekçesinde avans faizini aşan zararları için BK 105. maddesi kapsamında munzam zarar talep etmiş olup, mahkemece yukarıda (2) nolu bentte yapılan açıklamalar uyarınca ticari faizisi aşan zarar bulunup bulunmadığı değerlendirilerek munzam zarar hesabı yapılması gerekirken, akdi faizi aşan zararlar için munzam zarar hesabı yapılması doğru görülmemiş hükmün bu nedenle de taraflar yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/10570, K. 2012/19163, 26 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama