KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/10600 E., 2012/16344 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Ekim 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
491 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Karabük 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 01/03/2011 tarih ve 2011/17-2011/17 D.İş sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati haciz talep eden (alacaklı) vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati haciz kararına itiraz eden vekili, müvekkili şirketin müdürünün ve imza yetkisi bulunan kişinin ... olduğunu, ...'ın noterden verdiği vekaletnamede ...'na şirketi borçlandıracak şekilde senet düzenleme yetkisi vermediği halde ...'nun 20/01/2011 ödeme tarihli 135.000,00 TL bedelli senedi düzenleyerek kardeşinin şirketini alacaklı, müvekkili şirketi borçlu, kendisini de kefil göstererek hukuka aykırı şekilde davrandığını, ihtiyati haciz kararına dayanak olan senedi keşide eden ...'na keşide etme yetkisi verilmediğini, düzenlenen senedin geçersiz olduğunu, ihtiyati haciz kararı ile müvekkili şirketin ticari işlerini yapamaz hale geldiğini ileri sürerek ihtiyati haciz kararına yapılan itirazın kabulü ile ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
İhtiyati haciz talep eden vekili, davacı şirketin yetkilisi ve müdürü konumunda bulunan ...'ın vekaletname ile ...'na şirketi bankalar nezdinde temsil etmek ve çek imzalamanın da dahil olduğu yetkiler verdiğini, ticari mümessil olarak temsilcisinin keşide ettiği çeklerden şirketin sorumlu olduğunu, ticari mümessilin kambiyo senedi düzenlemek için özel yetkiye ihtiyacının da bulunmadığını savunarak itirazın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, dava dışı ...'na vekaletnamede tanınan yetkiler; şirket adına ihalelere katılıp, ihalelerin gerektirdiği işlemleri gerçekleştirmekle ve şirketin banka hesaplarından para çekme, çek keşide etme, tahsilata ilişkin gerekli belgeleri imzalama ve muhasebe işlemlerini yapma gibi bazı işleri yapmakla sınırlı olması nedeni ile olağanüstü işlemleri kapsamadığından vekilin şirketin ticari mümessili olmadığı, şirketin ticari vekili durumunda olduğu, bu nedenle açıkça yetki verilmedikçe, şirket adına kambiyo taahhüdünde
bulunamayacağı, vekaletnamede şirket adına çek keşide etme yetkisi özel olarak verildiği halde, poliçe ve emre muharrer senetler açısından sadece tahsil ve teminat vermeye yönelik iş ve işlemler açısından yetkilendirildiği, bono tanzim etme yetkisinin verilmediği,
bu nedenle dava dışı ... tarafından düzenlenen ihtiyati haciz kararına dayanak bononun şirketi borç altına sokup sokmadığının ve vekil ile lehtar konumundaki şirket yetkilisinin nüfus kayıtlarına göre kardeş olmaları nedeni ile iyiniyetli olup olmadığı ya da keşide işleminin haksız fiil teşkil edip etmediği hususlarının ve de dolayısı ile İİK'nun 257. maddesinde yer aldığı şekilde ihtiyati haciz talep eden şirketin rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı olup olmadığı hususunun yargılamayı gerektirmesi nedenleri ile İİK'nun 265. maddesi uyarınca itirazın kabulüne,
ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati haciz talep eden vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, ihtiyati haciz talep eden (alacaklı) vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/10600, K. 2012/16344, 16 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama