KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/10687 E., 2011/14002 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Ekim 2011
- Mahkemesi
- Bandırma 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
563 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bandırma 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24.03.2009 tarih ve 2008/279 - 2009/48 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi .... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, 13.05.1997 günü yük almak üzere davacıya ait 12 nolu rıhtıma yanaşmak isteyen BAHAMA Bandıralı M/V Jurima gemisinin gemi kaptanı davalı ... ve diğer gemi adamlarının gemiyi kusurlu sevk ve idare etmelerinden dolayı geminin hatalı manevraları sonucunda, müvekkiline ait yükleyiciye çarpmak suretiyle hasar verdiğini ileri sürerek, şimdilik 60.050 USD’nın olay tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, hasarın, Bandırma Liman İşletmesi Müdürlüğüne bağlı ve kılavuzluk hizmetini Bandırma Limanında tekel halinde mecburi olarak ifa eden kılavuz kaptanın ve römorkör kaptanlarının hataları sonucu meydana geldiğini, kusursuz olan müvekkillerinden tazminat istenemeyeceğini, ayrıca davacının döviz üzerinden talepte bulunamayacağını, istenen tazminatın fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davacı yanında davaya katılmak isteyen Ankara Sigorta A.Ş. vekili, hasar gören davacıya ait yükleyicilerin makina kırılması sigorta poliçesi ile müvekkiline sigortalı olduğunu, zararın 6.326.393.920 TL’nın müvekkilince davacıya ödendiğini belirterek, bu miktarın 16.03.1998 ödeme tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsilini istemiştir.
Mahkemece, Dairemizin 16.01.2007 tarihli bozma kararına uyularak alınan ek rapor uyarınca davanın kısmen kabulü ile 8.162,32 TL’nın 13.05.1997 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Verilen mahkeme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmiş olup, bu temyiz dilekçesi hakime havale ettirilmiş ise de, temyiz defterine kaydettirilmediği gibi temyiz harcının yatırıldığına dair makbuza da dosya içinde rastlanmamıştır.
Temyiz dilekçesinin verilme usulü HUMK'nun 434. maddesinde açıklanmış olup, buna göre harca tabi ise temyiz dilekçesinin temyiz defterine kayıt ettirilip, temyiz harcının yatırılmış olması gerekmektedir. Davacılar vekili tarafından bu işlemler yapılmamış, sadece temyiz dilekçesinin hâkime havale ettirilmesi ile yetinilmiştir.
Temyiz defterine kayıt ettirilip, harcı alınmayan temyiz dilekçeleri bakımından çözüm getiren 21.05.1985 gün ve 1984/5 esas,1985/1 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında, harca tabi olmasına rağmen hesap edilip ilgilisinden alınmadan temyiz defterine kaydedilen temyiz dilekçeleri hakkında da HUMK`nun 434/3. maddesinde öngörülen eksik harç ödenmesi ile ilgili işlemin kıyasen uygulanması ve bu durumda temyiz isteminin, temyiz defterine kaydedildiği tarihte yapılmış sayılması gerektiği açıklanmıştır.
Buna göre, somut olayda, temyiz defterine kayıt bulunmadığından, bu İBK'nın uygulanması gerekmemektedir.
Davalı vekili tarafından bu işlemler yapılmaksızın verilmiş temyiz dilekçesine konu temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir. 2-Davacı vekili ile asli müdahil Ankara Anonim Türk Sigorta Şirketi vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekili ile asli müdahil vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/10687, K. 2011/14002, 17 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama