KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/10756 E., 2012/17553 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Kasım 2012
- Mahkemesi
- FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
538 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04/05/2011 tarih ve 2009/237-2011/155 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin oto tamir ve bakım işyerinde kullandığı Bar markasını adına tescil ettirdiğini, davalının aynı ibareyi "bar servis" adı altında işyeri tabelası olarak kullandığını, tamirini yaptığı araçların plakalıklarına "bar" ibaresini yazdırdığını, şirket yetkilisinin kartvizitinde "barhonda" ibaresinin bulunduğunu, internette arama motorlarında "bar honda" yazıldığında davalının işyeri sitesine ulaşıldığını, bu itibarla müvekkilinin piyasada ulaştığı tanınmışlık ve itibardan haksız bir surette üçüncü kişileri yanıltarak yararlandığını,
haksız rekabet yoluyla müvekkilinin zarara uğramasına sebebiyet verdiğini belirterek davalının tescilli markayı kullanmasının ve www.barhonda.net atlı internet sitesine erişiminin ihtiyati tedbir yoluyla önlenmesini, davalının "bar" markasını taşıyan tüm eşya, görsel malzeme, tanıtma vasıtalarının toplatılmasını ve imha edilmesini, buna ilişkin mahkeme kararının Türkiye genelinde yayımlanan gazetede yayınını, 1.000,00 TL maddi, 7.500,00 TL manevi tazminatın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, tarafların küçük esnaf olarak hizmet verdiğini, müşterinin marka yerine ustalık ve tecrübeye göre hareket ettiğini, davalının işyerini kapatması halinde dahi davacının işlerinde ve kazancında bir artışın olmayacağını, "Bar Best Auto Repair" şeklinde olmak üzere markanın müvekkili tarafından davacıya satıldığını, tescil edilenin ibare değil şekil olduğunu, dava konusu kelimenin kullanıldığı bir çok marka bulunduğunu, müvekkilinin de "barhüseyin" ibaresini adına tescil ettirdiğini, davacının "barotomobil" ibaresini kullanırken müvekilinin "barservis" ifadesini kullandığnı, iltibasın mümkün olmadığını, müvekkilinin internet sitesinde iltibasa meydan vermemek için davacının işyeri ile hiçbir ilgisinin bulunmadığının belirtildiğini ifade ederek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davalının işyeri tabelasında, ilanlarında, kartvizitlerinde "bar" ibaresini kullandığı, davacı markasının da davalının hizmetinin de "kara araçları servis istasyonu hizmetleri (bakım, tamir, yakıt dolumu)" hizmetine yönelik olduğu, dolayısıyla davalının marka hakkını ihlal ettiği, davalının adına tescil ettirdiği "bar honda" ticaret ünvanının da marka ve ticaret ünvanının farklı amaçlara hizmet ettiğinden ve davalının davaya konu ibareyi markasal amaçla kullandığından davalı kullanımının marka hakkına tecavüz olduğu,
davalının "barhüseyin" ibaresini dava tarihinden sonra tescili için müracaatı varsa da henüz kesinleşmeyen tescilin bar ibaresinin kullanılmasına dayanak olamayacağı, davacının marka başvurusunun yayın tarihi olan 12.03.2009 ila dava tarihi arasında davacı için 991,38 TL maddi tazminat hesaplandığı gerekçesiyle davalının "bar" ibaresini markasal olarak kullanılmasının önlenmesine, bu markayı taşıyan tüm matbuat ve görsel malzemenin toplatılmasına, silinmesi mümkün olanların silinmesine, mümkün olmayanların imhasına, davalının www.barhonda.net isimli internet sitesine erişimin engellenmesine,
1.000,00 TL maddi, 1.000,00 TL manevi tazminatın 12.03.2009 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, hüküm özetinin 100.000'in üzerinde olan bir gazetede yayımına karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili ve davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/10756, K. 2012/17553, 6 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama