KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/10943 E., 2012/17375 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Kasım 2012
Karar Metni
415 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Yozgat 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 26/05/2011 tarih ve 2011/137-2011/339 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirket aleyhine açtığı alacak davası sonunda Federal Almanya Cumhuriyeti Wuppertal Asliye Hukuk Mahkemesine 2. Sivil Hukuk Dairesi'nin 09/01/2009 tarihli 2 O 5/08 sayılı kararıyla 15.338,76 Euro ana paranın 30/05/2008 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte karar verildiğini, davalıya 10/07/2009 tarihinde tebligat yapıldığını ve kararın 15/04/2010 tarihinde kesinleştiğini ileri sürerek, yabancı mahkeme kararının tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, tenfiz şartlarının oluşmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanuna göre, tenfize konu yabancı mahkeme kararının açıkça kamu düzenine aykırı olmadığı, kararın aslının ve tamamının onaylı tercümesinin dosyaya sunulduğu, kararda davalının mahkemeye usulünce çağrıldığı ve kararın usulünce davalıya tebliğ edilmiş bulunduğu, MÖHUK’nun 54/1/ç bendine de aykırılık bulunmadığı, kesinleşmiş yabancı mahkeme kararının tenfiz şartlarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2) Dava, yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkindir.
Dairemizce tenfiz davalarının nitelikleri itibariyle eda davası değil, tespit davası mahiyetinde kabul edilmesi nedeniyle, bu davalarda maktu harç ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, nispi harç ve vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle temyiz eden davalı yararına bozulması gerekmiş ise de kanuna aykırı olan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, kararın HUMK'nun 438/7. maddesi uyarınca aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/10943, K. 2012/17375, 5 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama