KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/10957 E., 2012/17397 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Kasım 2012
- Mahkemesi
- SULH HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
333 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10/05/2011 tarih ve 2011/243-2011/444 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi .... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı Banka'da tasarruf teşvik hesabı açtığını, bu hesapta biriken paraların belli bir takvim çerçevesi içinde hak sahiplerine ödenmesinin kararlaştırıldığını, müvekkilinin davalı Banka'dan tasfiye gereğince tasarruf teşvik hesabındaki ana para ve nemasını talep ettiğinde yatırılan primlere göre ana paranın az gözükmesi nedeniyle herhangi bir tasfiye alacağının olmadığını bildirerek ödeme yapmadığını ileri sürerek, şimdilik 3.000 TL tasarruf teşvik alacağının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının müvekkili banka nezdinde açılmış bir hesabının bulunmadığını, davanın müvekkili aleyhine değil kanundan kaynaklanan görevini yerine getirmeyerek kusurlu olan davacının işvereni aleyhine açılması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, talebin işverence kesilen ve bankaya yatırılan ancak şahıs hesabına geçirilmeyen asıl kesinti ve faizlerinin davalıdan istemine ilişkin olduğu, icmal bordrolarının davacı adına bankaya yatırılan tutarını kanıtladığı, bankanın bu parayı ne yaptığını açıklayamadığı, dolayısıyla dava edilen tutarın banka nezdinde bulunduğu, 3417 sayılı Kanun gereğince bankaya yatırılmayan tasarruf kesintilerinden işverenin sorumlu olduğu ancak bankaya yatırılan kesintilerin bankanın sorumluluğunda bulunduğu,
paranın bankaya yatırıldığı banka kayıtlarıyla sabit olduğundan bankanın diğer nema sahiplerine yaptığı ödeme koşullarıyla davacıya da ödeme yapmak zorunda bulunduğu gerekçesiyle, ıslah edilen miktar üzerinden 3.770.86 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/10957, K. 2012/17397, 5 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama