KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/11091 E., 2013/14217 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Temmuz 2013
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
561 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret (Kadıköy 3. Asliye Ticaret) Mahkemesi’nce verilen 29.03.2011 tarih ve 2007/743-2011/210 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı ...Ş. vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 02.07.2013 günü hazır bulunan davacı ... ve vekili Av. ... ile davalılardan Finansbank A.Ş. vekili Av....ve diğer davalı ...Ş. vekili Av....dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin eşiyle birlikte ileride ev sahibi olabilmek için yaptığı birikimlerini, davalı ...Ş. ...
DES Şubesi'ndeki hesabında değerlendirdiğini, ve hesabındaki menkul kıymetlerin bilgisi ve izni dışında, bankanın güvenlik sistemleri kırılarak paraya çevrilip, tanımadığı bir kişi adına 50.000 TL'nin havale yoluyla hesabından alındığını, davalı bankanın güvenliğini sağlamakla yükümlü olduğu internet servisi aracılığıyla yapılan bu dolandırıcılık eyleminden sorumlu bulunduğunu,
havale yapılmadan çok kısa bir süre önce diğer davalı şirketin bir bayisinin de sahte kimlikle abone merkezine gelen şahısların talebi ile müvekkilinin kullandığı sim kartı müvekkiline haber vermeden iptal ettirmek suretiyle ihmali ve kusurunun eklendiğini ileri sürerek, anılan meblağın 17.04.2007 havale tarihinden itibaren en yüksek banka mevduatı faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı bankanın mevduat hesabında bulunan parayı korumakla yükümlü olduğu, internet bankacılığı sisteminin güvenliğini sağlamak yükümlüğünün de bankaya ait olup, bu yükümlüğü hesap sahibine bırakamayacağı, hesap sahibi davacının kendisine verilen parola bilgilerini ve şifreyi başka şahıslarla paylaştığı veya bu konuda açık ihmalinin bulunduğuna dair bir kanıtın da sunulamadığı, bu nedenle davacının müterafik kusurundan söz edilemeyeceği, ancak davacı vekilinin ilk bilirkişi raporunda müvekkiline atfedilen kusur oranına itiraz etmeyip rapora göre karar verilmesini istediğinden,
taleple bağlı kalınarak banka hakkındaki davanın kısmen kabul edildiği, davalı ...Ş. ile davacı arasında telefon aboneliğine ilişkin bir sözleşmenin bulunmadığı gibi anılan davalının bankacılık hizmetlerinde telefon hattının kullanılmasına dair bir hizmet veya bu konuda bir güvenlik taahhüdünün de olmadığı gerekçesiyle davalı ...Ş. hakkındaki davanın reddine, davalı Banka hakkındaki davanın kısmen kabulü ile 37.500 TL'nin temerrüt faizi ile birlikte davalı ...Ş'den tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı ...Ş. vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacı vekilinin 09.07.2009 tarihli oturumdaki beyanının sadece 05.01.2009 tarihli bilirkişi raporunda müvekkili aleyhine belirlenen %25 oranındaki kusur tespitine ilişkin bulunduğunun tabii olmasına,
kaldı ki davalı ...Ş. vekilinin de 02.12.2010 tarihli dilekçesinde, davacı vekilinin 09.07.2009 tarihli beyanı karşısında, 05.01.2009 tarihli bilirkişi raporunun en azından davacıya yüklenen %25 kusur oranı üzerinden kesinleştiğini ve davacının bu oranda sorumlu olması gerektiğini bildirmesine, yine mahkemece yargılama giderlerinin kabul/ret oranına göre paylaştırılmasında bir isabetsizliğin bulunmamasına, ayrıca dava konusu sahtelik işleminin davalılardan Bankaya karşı işlenmiş olmasına,
bu bağlamda diğer davalıya esasen husumet yöneltilmesinin mümkün bulunmamasına ve bu nedenle mahkemece diğer davalı yönünden davanın esasen husumet nedeniyle reddedilmesinin gerekmesine, davalı Banka tarafından koşulları oluştuğunda diğer davalıya karşı açılacak rücu davasında kusur oranının ayrıca belirlenecek olmasının tabii bulunmasına göre, davalı ...Ş. vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/11091, K. 2013/14217, 4 Temmuz 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama