KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/11103 E., 2012/17922 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Kasım 2012
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
349 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 14/05/2009 tarih ve 2008/567-2009/240 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin şirket ortağı olup davalı şirket yöneticisi ...'ın 140.000,00 TL bir meblağı şirket borcu olarak ödediğini belirterek hissesine düşen kısmın müvekkilinden ödenmesini talep ettiğini, oysa şirket namına ödenen paraların ancak şirketten talep edilebileceğini, şirket organlarının görevlerini ifa etmediğini şirket yöneticilerinin şirket mallarını şahsen bölmeye kalkıştıklarını, bazı mal ve makinelerinin mahkemece tespitine gidilmiş olduğunu, şirket maksadının olanaksız hale geldiğini iddia ederek, şirketin fesih ve tasfiyesine ve gerekli tedbirlerin alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; dava açılmasından sonra ortaklar kurulunca 20.01.2009 tarihli genel kurulda şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilip tasfiye memuru olarak ...'ın atanmış bulunduğu, alınan ortaklar kurulu kararı sonucu fesih ve tasfiye isteminin konusuz hale geldiği gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına, davacı taraf tasfiye memuru atanması talebinde bulunmuş ise de, tasfiye memurunun azli için hasımlı dava açılıp görülmesi gerektiğinden davanın açılmasından sonra ortaya çıkan durum bakımından bu şekilde hasımlı açılmış dava bulunmadığı gerekçesiyle bu istemin de reddine,
davacı tarafın fesih ve tasfiye istekli davası yönünden ortaklar kurulu kararınca şirketin fesih ve tasfiyesine karar verildiği, bu şekli ile davacının talebinin haklılığının ortaya çıktığı gerekçesiyle davalı tarafın yargılama giderinden sorumlu tutulmasına karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere,mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirirlmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve koşulları oluştuğunda davacının tasfiye memurunun azli hususunda ayrı bir dava açmasının mümkün bulunmasına göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/11103, K. 2012/17922, 12 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama