KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/11255 E., 2012/19093 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Kasım 2012
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
331 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 05/10/2010 tarih ve 2007/663-2010/525 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı, davalı şirketin 2000 yılından 14.02.2004 tarihine kadar denetim kurulu üyesi olduğunu, 2002, 2003, 2004, 2005 ve 2006 yılları için 16.05.2007 tarihinde yapılan şirket genel kurulunda alınan 5 nolu kararda “2002, 2003 ve 01.01.2004 - 09.03.2004 dönemlerinde görev yapan denetim kurulu üyelerinin ibra edilmemeleri ve haklarında şirketi zarara uğrattıkları iddiası ile mali sorumluluk davası açılmasına” karar verildiğini, ancak kararın yasaya, ana sözleşmeye ve iyi niyet kurallarına aykırı olduğunu ileri sürerek, genel kurulun 5 nolu kararının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirketin 16.05.2007 tarihli genel kurulunun tüm şartlara uygun olarak yapıldığını, davacı hakkında İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2007/386 esas sayılı dosyasında sorumluluk davası açıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2007/386 esas sayılı dosyasında, davacı ...’in de aralarında bulunduğu davalılar hakkında davalı şirket tarafından 16.05.2007 tarihli Genel Kurul toplantısında 5 nolu kararına dayanılarak mali sorumluluk davası açıldığı, sorumluluk davası açılıp derdest bulunduğu hallerde hakkında sorumluluk davası açılmasına karar verilen, yönetici veya denetçilerin davacı olarak ileri sürüp tespitini istedikleri hususların, anılan sorumluluk davasında savunma olarak ileri sürebilecekleri, ilgili şahıslardan olan davacının hukuken sorumlu olup olmadığının anılan derdest davada tartışılacağının kuşkusuz bulunduğu, davacının iş bu davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacının tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/11255, K. 2012/19093, 26 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama