KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/11290 E., 2011/15346 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Kasım 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
356 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Eskişehir 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 01.07.2008 gün ve 2008/52-2008/244 sayılı kararı onayan Daire’nin 08.11.2010 gün ve 2009/5885-2010/11486 sayılı kararı aleyhinde davacılar vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacılar vekili, davalı ile davacı ...'in diğer davacı şirketin yönetim kurulu üyesi iken, davacı şirkete diyaliz makinesi almak üzere teminat amacı ile davacılar tarafından açık bono keşide edildiğini, ancak teminata gerek olmadığının satıcı firma tarafından bildirilmesi üzerine düzenlenen boş senedin davalı elinde kaldığını, davalının 61.000 USD bedelli olarak doldurduğu bu senedi takibe koyduğunu, cebri icra tehdidi altında ödeme yapıldığını, davalının açılan ceza davasında bu senedi 280 hisse karşılığı aldığını beyan ettiğini oysa 280 adet hisse bedelinin 7.000.000.000 TL olduğunu ileri sürerek ödedikleri 29.000.000.000 TL'nin 11.08.1999 tarihinden itibaren reeskont faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne 280 adet hisse bedelinin 7.000.000.000 TL olduğu yolunda anlaşmaya varıldığı halde davalının davacılardan fazla para tahsil ettiği gerekçesiyle 2.632.730.000. TL'nin davacı ...'e 18.670.542.900 TL'nin davacı şirkete verilmek üzere 21.303.272.900 TL'nin 11.08.1999 tarihinden itibaren reeskont faizi ile davalıdan istirdadına ilişkin verilen ilk karar Dairemizce karar düzeltme aşamasında davalı yararına bozulmuş olup, mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda davacının keşide ettiği bonodan dolayı sorumlu olduğu, bononun karşılıksız kaldığı iddasının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen kararın davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 08.11.2010 günlü ilamıyla onanmıştır.
Davacılar vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacılar vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/11290, K. 2011/15346, 17 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama