KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/11408 E., 2012/19010 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Kasım 2012
- Mahkemesi
- SULH HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
336 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İzmir 8. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04/05/2011 tarih ve 2011/235-2011/545 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında imzalanan 01.03.1999 tarihli Acentelik Sözleşmesi'nin, davalının haksız feshi ile sona erdiğini, bu nedenle taraflar arasında görülen İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2004/735 Esas, 2007/703 Karar sayılı davası ile müvekkilinin davalıya 4.100,00 TL fazla ödeme yaptığının tespit edildiğini, ancak yargılama sonunda talep miktarı gözetilerek 1.000,00 TL'ye hükmedildiğini, 3.100,00 TL alacağın davalı nezdinde kaldığını ileri sürerek, bakiye 3.100,00 TL alacağın ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava ve talep hakkının zamanaşımına uğradığını, anılan kararın hükmedilen miktarın temyiz sınırı altında kalması sebebi ile usulen kesinleştiğini, davacının haksız ve kötüniyetli olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, BK'nın 126/4. maddesi hükmü uyarınca, acente sözleşmesinden kaynaklanan talep ve davaların 5 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu, taraflar arasında görülen İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2004/735 Esas, 2007/703 Karar sayılı dava dosyasında alınan 15.08.2006 ve 05.06.2007 tarihli bilirkişi raporları ile davacının 4.100,00 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, kanunda öngörülen zamanaşımı süresinin dolmadığı, bu nedenle davalı vekilinin zamanaşımı itirazının yerinde olmadığı,
anılan hüküm kesinleştiğinden yeniden bilirkişi incelemesi yapılmasına gerek görülmediği gerekçesiyle, davanın kabulü ile, 3.100,00 TL'nın dava tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/11408, K. 2012/19010, 23 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama