KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/11413 E., 2013/15485 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Eylül 2013
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
700 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Karşıyaka 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 01/06/2011 tarih ve 2010/111-2011/179 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 10.09.2013 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av.... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline ait işyerinin davalı ... şirketine İşyeri Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, işyerinde iki ayrı tarihte meydana gelen hırsızlık sonucunda oluşan zararın davalı tarafından küçük miktarda kabul edilerek tevdi mahalline ödendiği, ancak tevdi edilen tutarın gerçek zararı karşılamadığı ileri sürülerek, toplam 30.336 TL tazminatın 10/06/2005 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, eksperce yapılan inceleme sonucunda giriş-çıkış faturaları ile envanterin ve talebin örtüşmediğini, tevdi mahalline ödenen kısım için temerrüdün oluşmadığını savunarak davanın reddine talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya ait işyerinde 10/02/2005 ve 15/04/2005 tarihlerinde meydana gelen iki ayrı hırsızlık olayı sonucunda bazı malların çalındığı, olayın aynı tarihlerde davalı sigortalı şirketine ihbar edildiği, zararın ödenmemesi üzerine davacı tarafından İzmir 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2005/494 E, 2005/733 K.sayılı dosyasında tazminat davası açıldığı, ancak davalının yetki itirazında bulunması nedeniyle dava dilekçesinin yetki itirazı nedeniyle reddine karar verildiği,
HUMK'nın 193/3.maddesi gereğince kararın kesinleştiği tarihten itibaren 10 gün içerisinde dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesi için başvurulmadığı, bilirkişi raporlarına göre davacı tarafından yapılan mal alış miktarının toplam 30.336 TL olup, 09/05/2005 tarihine kadar yapmış olduğu mal satış miktarının da 800,15 TL olduğu, buna göre davacının davalı ... şirketinden talep edebileceği zarar miktarının 29.535,85 TL olduğu, davalı tarafından Karşıyaka 2.Sulh Hukuk Mahkemesinin 14/12/2005 tarih 2005/283 D.iş sayılı tevdi mahalli tayini kararı gereğince davacının hesabına 2.701 TL yatırdığı,
buna göre davacıya ödenmesi gereken bakiye tazminat miktarının 26.834,85 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 26.834,85 TL'nin 10/06/2005 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. 1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, hırsızlık rizikolarına karşı sigortalı işyerinde iki ayrı tarihte meydana geldiği iddia edilen hırsızlık nedeniyle, sigorta teminatının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, sigortalı işyerindeki mal alımları her bir münferit alım faturasının detayları ile birlikte bozma kararı öncesi alınan 19.6.2007 tarihli bilirkişi raporunda tesbit edilmiştir.
Dairemizin 14.1.2010 tarihli bozma kararında davacının yıl içinde aldığı malların tümünü riziko tarihlerine kadar elde tuttuğunun kabul edilemeyeceği bu nedenle mal satışlarının da tesbit edilmesi gerektiği belirtilmiş ancak mahkemece alınan bilirkişi raporunda dosyada bulunan 9.5.2005 tarihli ekspertiz raporunda belirtilen satış dökümleri esas alınarak davacının zararının tespiti cihetine gidilmiştir.
Ekspertiz raporunun tazminat miktarında uzlaşmayan tarafları bağlayıcı özelliği bulunmamaktadır. Taraf vekilleri de alınan rapora itiraz etmiştir. Sigorta kapsamına giren rizikonun gerçekleşmesinden sonra zarar miktarının ispatı sigorta ettirene düşer. Öncelikle rizikonun gerçekleştiği tarihten bir önceki gün itibariyle işyerine giren ve çıkan emtianın ticari defter ile giriş ve çıkışa ait fatura ve irsaliye belgeleri ile kanıtlaması gerekir.
Bu şekilde yapılacak tespitten, rizikodan sonraki sayım sonucu kalan emtianın değerinin mahsubu sonucu bulunacak rakam, davacının zararı olarak kabul edilmelidir. Ayrıca, çalınan emtianın değeri de, hırsızlık sigorta poliçe genel şartlarına göre olaydan bir gün evvelki piyasa alımı rayiç değeri esas alınarak belirlenmelidir.
Bu itibarla mahkemece taraf vekillerinin rapora karşı olan itirazları da dikkate alınarak ek rapor veya gerekirse yeni bir bilirkişi raporu alınarak, davacının ticari defterlerine göre davacı şirketin mal satış miktarının tesbiti ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurmaya ve hesabı izlemeye imkan vermeyen ekspertiz raporu ve hayatın olağan akışına aykırı olan satış miktarı esas alınarak karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/11413, K. 2013/15485, 12 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama