KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/11426 E., 2012/17895 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Kasım 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
428 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 6. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 26.05.2011 tarih ve 2010/263-2011/473 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının, dava dışı Atapano Kırtasiye San ve Tic.
Ltd Şti’nin müvekkili banka ile imzaladığı genel kredi sözleşmesini müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığını, asıl borçlu şirket tarafından kredi borcunun ödenmemesi üzerine hesabın kat edilerek asıl borçlu ile davalı kefile kat ihtarnamesinin gönderildiğini, kat tarihi itibariyle nakit banka alacağının 3.290,01 TL olduğunu ve 20 adet ifa edilmemiş çeklerden kaynaklanan 2006 tarihindeki yasalar gereğince 7.400 TL gayri nakdi kredi borcu bulunduğunu,
kat tarihinden sonra bedeli depo edilmeyen çeklerden bir tanesi hakkında yetkili hamilin talebi üzerine 3167/10. maddesi gereğince müvekkili banka tarafından 370 TL ödeme yapıldığını ve takip sırasında banka nakdi kredi alacağının 3.660,01 TL, gayri nakdi kredi alacağının ise 6.560 TL olduğunu ileri sürerek, 26.12.2006 hesap kat tarihi itibariyle 4.499,19 TL alacağın temerrüt tarihi itibariyle geçerli olan % 150 temerrüt faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davacı bankaya herhangi bir borcunun bulunmadığını, kendisi şirketten ayrıldıktan sonra çek karnesi alınıp kredi kullanıldığından kefaletinin geçerli olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak takip edilen davalının kefalet limitinin, temerrüt tarihi itibariyle toplam borç tutarının üstünde olduğu, buna göre davacı bankanın müteselsil kefil konumundaki davalıdan tahsilde tekerrür olmamak koşulu ile kredili mevduat hesabı için dava tarihi itibariyle 3.405,14 TL anapara ile dava tarihinden itibaren anapara üzerinden % 90 oranında temerrüt faizi isteyebileceği, davacı bankanın,
davalıdan 3167 sayılı Çek Yasası’nın 10. maddesi kapsamında çek yaprakları ile garanti kapsamında çek hamiline ödenen alacağından dolayı 1.224,70 TL alacak ile dava tarihinden itibaren ana para üzerinden % 90 oranında temerrüt faizi isteyebileceği gerekçesiyle, davacının talebi ile bağlı kalınarak 3.405,14 TL’nın temerrüt tarihinden itibaren % 90 temerrüt faiziyle tahsiline, çek garanti bedelinden kaynaklanan 1.094,05 TL’nın dava tarihinden itibaren % 90 temerrüt faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/11426, K. 2012/17895, 12 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama