KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/11572 E., 2012/17888 K.·Mahkemesi : İzmir Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Kasım 2012
Karar Metni
430 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İzmir Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12.04.2011 tarih ve 2010/106-20111/78 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin, “Meba” markasını, 22.11.1999 tarihinde tescillediğini, 12.11.2007 tarihinde ana sözleşme değişikliği yaparak iştigal alanlarını esaslı olarak farklılaştırdığını ve tekstil alanında çok uzun yıllardır faaliyette bulunmadığını, markayı ise 25. sınıfta tescillediğini, 25. sınıfta bir faaliyeti olmadığından, markanın, 14. maddeye göre iptali gerektiğini, müvekkili şirketin ise 1992’de kurulduğunu, tekstil alanında faaliyet gösterdiğini, kurucusu ...’nın ad ve soyadının ilk hecelerinin birleşmesinden oluşan “Meba” ibaresini 13.11.1992 tescil tarihini taşıyan ticaret unvanında kullanmaya başladığını ileri sürerek, davalı tarafından kullanılmayan markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, açılan davanın haksız ve yersiz olduğunu, müvekkili şirketin dava konusu markayı kullandığını ve davacı firmaya karşı markaya tecavüz nedeniyle daha önce açtıkları davaya karşılık olarak bu davayı açtıklarını, davacıya karşı açtıkları davanın reddedildiğini ve dosyanın temyiz aşamasında olduğunu, müvekkilinin, deri eşya ile ilgili faaliyetleri olduğunu ve bunun da 25. sınıf içerisine girdiğini, ticari defterlerinden markayı kullanımının kanıtlanabileceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davalı marka sahibi firmanın, ticaret unvanının da kılavuz sözcüğü olan “Meba” ibaresini, markasal anlamda ticari evraklarında kullandığı, bu kullanım tarzının, Mark KHK’nin 14. maddesine uygun olduğu, bu madde uyarınca, markanın ayırt edici karakteri değiştirilmeden kullanılmasının hukuka uygun bir kullanım olarak kabul edildiği, Mark KHK’nin 9. maddesi uyarınca da, markanın, sahibi olan teşebbüsün iş evrakı üzerinde kullanımının, marka sahibinin hakları arasında olduğu ve üçüncü kişilerin, bu tarz kullanımını men etme hakkı bulunmadığı,
bilirkişilerin de ticari defterlerden ve faturalardan tespit ettikleri davalının ticari faaliyetinin, tekstil alanında olduğunun değerlendirildiği, davalı firmanın ticari evrakında ve tabelalarındaki kullanımının, markasal sonuçlar doğurduğu, bu kullanımların çeşitli tarihlere yaygın olduğu, Markalar KHK’sının 42/c maddesinde belirtilen ciddi kullanıma ilişkin oluşturabileceklerinin anlaşıldığı, davalının gösterdiği kayıtlar çerçevesinde markayı 25. sınıf faaliyet alanında kullandığının kanıtlandığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/11572, K. 2012/17888, 12 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama