KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/11615 E., 2011/13968 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Ekim 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
512 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İskenderun (Kapatılan) 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15/10/2008 gün ve 2005/62-2008/345 sayılı kararı bozan Daire’nin 06.04.2011 gün ve 2009/4814 - 2011/3930 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında 24/10/1995 tarihinde akdedilen sözleşme uyarınca 5.164,14 mt miktarındaki ağır hurda demirin (HMS1) Yemen’den ihraç edilerek davalının sahasına teslim edildiğini, ancak müvekkilinin acentesi davadışı Barutçu Ltd.
Şti.’nin mahkemeden talep etmesi üzerine sözü geçen hurda yükünün 1000 mt’luk kısmı üzerinde bu şirket lehine rehin ve hapis hakkı tanındığını, bunların davalıya yediemin olarak teslim edildiğini, daha sonra müvekkili ve davalı Yazıcı A.Ş. tarafından açılan menfi tespit davası ve bu davada verilen kararı takiben taraflar arasında varılan sulh uyarınca davadışı şirketin alacağının 31.000 USD olarak belirlendiğini, bunun sonucunda müvekkili tarafından davalı Yazıcılar A.Ş’ne gönderilen ödeme talimatı ile,
1000 mt demir bedel alacağından mahsup edilmek üzere, davalı tarafından davadışı şirkete ödeme yapıldığını, davalı tarafından bakiye 1000 mt hurda demirin bedeli sözleşmede belirtilen birim fiyattan hesaplanarak müvekkiline 102.700 USD ödendiğini, bunun eksik bir ödeme olduğunu, zira alım-satım anlaşmasına göre ifa tarihindeki fiyatlar üzerinden ödeme yapılması gerektiğini, davalının kötüniyetli olduğu gibi rehinli ve hapisli olmasına rağmen kendisine yediemin sıfatıyla teslim edilen hurda demiri piyasa fiyatı yükselince fabrikasında eriterek sattığını ve sebepsiz zenginleştiğini,
ileri sürerek şimdilik 10.000 YTL’nın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, 1000 mt hurda ile ilgili olarak geç ödeme yapılmasında müvekkili şirketin hiçbir kusuru bulunmadığını, tedbir konulmasına davadışı acentenin davacı şirketten alacaklı olmasının yol açtığını, davacının borcunu ödeyememesi nedeniyle uzun süre ihtiyati haciz ve rehnin 1000 mt hurda üzerinden kaldırılamadığını, davacının ödeme talimatı üzerine davadışı şirkete ve icra dosyasına gerekli ödemenin müvekkilince yapılarak 1000 mt hurda üzerindeki tüm tedbirlerin kaldırıldığını, talimat üzerine yapılan ödemeler mahsup edildikten sonra kalan bakiye 102.000 USD’nin davacı şirketin gösterdiği banka hesabına ödendiğini, davacı şirketin ihtirazi kayıt koymaksızın bakiye bedeli tahsil ettiğini, müvekkilinin borcunun bulunmadığını, savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, davacının talimat yazısından anlaşılacağı üzere, taraflar arasında davaya konu bakiye hurda demirin ödeme zamanı ve şekli konusunda yeni bir anlaşmaya varıldığı ve buna göre davacı tarafından talep edilen zamanda yapılan ödemenin eksik ifa oluşturmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; kararın davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 06.04.2011 tarihli kararında belirtilen nedenler ile eksik inceleme gerekçesiyle yerel mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bu kez, davalı vekilince karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/11615, K. 2011/13968, 14 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama