KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/11762 E., 2012/18587 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Kasım 2012
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
389 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26.05.2011 tarih ve 2010/119-2011/294 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili olan şirketin ... ve ortakları tarafından kurularak 08/10/1969 tarihinde ticaret siciline tescil edildiğini ve 17/10/1969 tarihinde Ticaret sicil Gazetesi'nde kuruluşun yayınlandığını, şirket ortaklarının 01/01/1975 tarihinde aldığı fesih ve tasfiye kararı üzerine tasfiye memuru olarak davalının atandığını, kararın 19/02/1975 tarihinde ticaret siciline tescil edildiğini ve yasal ilanların yapıldığını, alınan fesih ve tasfiye kararına ve şirketin ticareti terk etmesine rağmen halen Ticaret Sicilinde kayıtlı olarak bulunduğunun öğrenilmesi üzerine terkini için yapılan müracaatın,
tasfiye sonu son ve kati bilançonun onaylandığına ilişkin şirket ortaklar kurulu kararı alınmaması nedeniyle reddedildiğini, ortakların toplanıp istenilen kararı almasının mümkün olmadığını, red kararının hukuka aykırı olduğunu belirterek şirketin 05/02/1975 tarihinden itibaren hükmen silinmesi ve ticaret sicilinden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Memurluğu vekili, dava konusu olayda TTK’nun 36. maddesi anlamında bir red kararının olmadığını, davacıya gönderilen yazının bilgilendirme amaçlı olduğunu, şirketin sicilden terkini için, tasfiye sonu son ve kati bilançonun onaylandığına ilişkin bir ortaklar kurulu kararı veya bunun yerine geçebilecek bir mahkeme kararı ibraz edilmesinin gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir,
Davalı Tasfiye Memuru, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre; TTK’nun 446/3 maddesi uyarınca tasfiye memurlarının tasfiye sonunda son ve kati bilançoyu genel kurula sunmasının, 449. maddeye göre ise tasfiyenin sona ermesi üzerine şirket kaydının ticaret sicilinden terkinini istemesi gerektiği, somut olayda; davacı tarafından gerek tasfiye sonu tasfiye memurunca düzenlenen son ve kati bilanço gerekse bununla ilgili ortaklar kurulu kararı ve şirkete ait ticari defter, kayıt ve belgenin ibraz edilemeyeceğinin bildirilmesi nedeniyle tasfiyenin tamamlanmasının da mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili, kararı temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/11762, K. 2012/18587, 19 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama