KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/11902 E., 2013/13006 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Haziran 2013
- Mahkemesi
- İSTANBUL 4.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
686 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 01.07.2011 tarih ve 2006/524-2011/128 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 21.06.2013 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalılar vekilleri Av.... ile Av. ...dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Almax SPA şirketi ile yaptığı distribütörlük sözleşmesi ile vitrin mankenlerinin Türkiye’de münhasır dağıtım hakkını aldığını, davalıların ise müvekkiline ait şirketin karşısında bulunan iş yerinde müvekkilinin hak sahibi olduğu vitrin mankenlerinin aynısını kopyalayarak satışa sunduğunu, bu amaçla Şişli 3. Asliye Hukuk Mahkemesi nezdinde delil tespiti yaptırıldığını ve mahkemece bilirkişi incelemesi sonrasında ihtiyati tedbir kararı verildiğini, bu kararın infaz edildiğini ve 96 adet vitrin mankenine el konulduğunu,
daha sonra Şişli 5. Asliye Hukuk Mahkemesi nezdinde açtıkları davada görevsizlik kararı verildiğini ancak süresi içerisinde görevli mahkemeye başvurulmaması üzerine davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğini, davalıların eylemleri sebebiyle müvekkilinin zarar gördüğünü, davalıların bu şekilde haksız kazanç elde ettiklerini ileri sürerek, 96 adet taklit vitrin mankenine ihtiyati tedbir yoluyla el konulmasına, 10.000 TL maddi ve 1.000 TL manevi tazminatın davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın zamanaşıma uğradığını, haksız fiil iddiasından dört yıl sonra eldeki davanın açıldığını, davacının distribütörlük sözleşmesi kapsamında dava açmasının mümkün olmadığını ayrıca bu sözleşmenin 2002 yılı içerisinde sona erdiğini, taraflara ait ürünler arasında herhangi bir benzerlik olmadığını, mankenlerin kolaylıkla birbirinden ayırt edilebildiğini bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, eldeki dava öncesinde davacı tarafça alınan ihtiyati tedbir kapsamında davalıya ait 76 adet mankene el konulduğu, ardından davacı tarafça açılan davada verilen görevsizlik kararı üzerine süresinde görevli mahkemeye başvurmaması sebebiyle tedbiren el konulan mankenlerin davalılara iade edildiği, Şişli 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2002/355 değişik iş sayılı dosyası üzerinden yapılan bilirkişi incelemesinde, davalılara ait kataloglardaki mankenlerin davacının katalogları ile birebir aynı olduğu,
davalıların kataloglarının davacıya ait broşür ve kataloglardan kopyalama yoluyla oluşturulduğu, bunların taklit ürünler olduğu yönünde görüş açıklandığı, davalılar tarafından davacının distribütörlük lisans sözleşmesi ile satış ve pazarlama yetkisine sahip bulunduğu manken modellerinin yer aldığı katalogların davalılar tarafından kopyalanarak kullanıldığı,
tek başına katalog kopyalama ve kullanma eğiliminin dahi haksız rekabet teşkil ettiği, her ne kadar manken modelleri üzerinde inceleme ve sağlıklı bir değerlendirme imkanı kalmamışsa da salt katalogların davalılar tarafından izinsiz olarak kullanılıp kopyalanması sebebiyle davalıların eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiği, ticari hayatın olağan akışına göre davalıların kataloglarının davacının kataloğunun fotoğrafı çekilerek oluşturulmuş bulunduğu,
davalılar tarafından mahkemeye ibraz edilmeyen ve bulunamayan mankenlerin de bu kataloglardaki mankenlerin aynısı olması gerektiği, bunun aksinin kabulünün ticari hayatın olağan akışı ile bağdaşmayacağı, davalıların defter ibrazından kaçınmış olmaları sebebiyle elde ettikleri gelirin hesaplanamadığı ancak Borçlar Kanunun 42 ve 43'üncü maddeleri kapsamında davalıların bastırdıkları katalogda görünen mankenlerin en azından kalıp oluşturulması ve büyük ölçekte üretim yapılmasını gerektirdiği,
bu haliyle davacılar tarafından talep edilen 10.000 TL maddi tazminatın dosya içeriği ve üretim boyutu ile uyumlu ve makul olduğu ayrıca davalıların eylemleri sebebiyle ağır kusurlu oldukları ve bu sebeple manevi tazminat talebinin de kabulünün gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalılara iade edilen vitrin mankenlerinin ve davalılar tarafından kullanılan katalogların, davacının lisans ve distribütörlük sözleşmeleri ile kataloglar karşısında haksız rekabet teşkil etmesi sebebiyle iade edilmiş bulunan dava konusu mankenlere el konulmasına,
10.000 TL maddi ve 1.000 TL manevi tazminatın davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, ceza zamanaşımı süresinin nazara alınması için ceza davası açılmasının gerekli olmamasına ve dosya içeriğinden, davalının eylemleri nedeniyle zarara uğrayan davacının kendisinin dava ehliyetinin bulunmasına göre, davalılar vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/11902, K. 2013/13006, 21 Haziran 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama