KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/11939 E., 2012/18183 K.·Mahkemesi :ticaret Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Kasım 2012
Karar Metni
372 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18/05/2011 tarih ve 2010/638-2011/280 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava konusu meblağ 15.620 YTL’nın altında bulunduğundan HUMK’nun 3156 sayılı kanunla değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, tarafların... Uçakla Zirai Mücadele Sanayi ve Tic. Ltd. Şti.'nin ortağı olduklarını, davalının şirkette işletme müdürü ve imza yetkilisi olarak görev yaptığını, müvekkilinin şirketin hesap dökümleri üzerinde yaptığı inceleme neticesinde geriye dönük son 10 yıl içerisinde ortaklık kar payının kendisine eksik ödendiğini tespit ettiğini, bu kapsamda ortaklık kazancından kira parası vs. adı altında haksız kesinti yapıldığını, şirkete ait olup satılan uçağın bedelinin hissesi oranında ödenmediğini ileri sürerek; 10.000,00 TL'nın 22/11/2010 tarihinden itibaren temerrüt faizi ile birlikte ödenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, şirketin tasfiyeye girdiğini, dava dışı şirket ortağı ...'ın tasfiye memuru olarak atandığını, itiraz olmaması nedeni ile tasfiyenin tamamlanıp tasfiye memurunun ibra edilerek şirketin ticaret sicil kaydının silindiğini, 2002 yılından itibaren hiçbir ortağa kar payı dağıtılmadığını, uçak satışından elde edilen gelirin ortaklara ne şekilde dağıtıldığının tasfiye memuru tarafından bilinebileceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacının talebinin şirket defterlerine intikal ettirilmeyen gelirlerin kar payı olarak ödenmesi istemi olduğu, davacı ortağın iddia edilen zararının dolaylı zarar niteliğinde bulunduğu, ortağın söz konusu zarardan doğan tazminatın kendisine değil ortaklığa ödenmesini isteyebileceği, zira şirket müdürünün zararlandırıcı eyleminin öncelikle ortaklık mal varlığında eksilmeye sebebiyet verdiği, tazminatın öncelikle şirket kasasına alınması, üçüncü kişilerin var ise alacakları ödendikten sonra geriye bir şey kalır ise ortaklara dağıtılabileceği gerekçesiyle; davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/11939, K. 2012/18183, 14 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama