KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/11970 E., 2012/19271 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Kasım 2012
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
691 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 11/05/2011 tarih ve 2008/710-2011/266 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankaya ait 79.327,92 TL ve 50.954,40 TL bedelli çeklere güvenerek Haşimoğulları Toptan Gıda Dağıtım Pazarlama ... adlı iş yerine işlenmiş fındık ürünleri sattığını, çeklerin süresinde bankaya ibraz edildiğinde karşılıklarının olmadığının tespit edildiğini, bunun üzerine icra takibinde bulunduklarını, Giresun 1.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2006/449 sayılı dosyasında da 3167 sayılı Kanuna muhalefet suçundan yargılama yapıldığını ve çekteki imzanın ...' ya ait olmadığının tespit edilerek beraatine karar verildiğini, davalı bankanın çek karnesi verirken verdiği kişi ile ilgili gerekli araştırmayı yapması,
piyasadaki itibarını sorgulaması gerektiğini, çek karnesini alan iş yerinin bulunduğu adresin muhtarlığından değilde başka bir muhtarlıktan alınan ikametgah belgesine istinaden çek karnesi verildiğini, kimliğin sahte olup olmadığı, üzerinde tadilat yapılıp yapılmadığı hususları araştırması gerektiğini, müvekkilinin çek bilgilerini sorguladığını ve banka tarafından güvenilir olduğu, ödemede bir problemin olmadığı güvencesini alarak çek karşılığı mal teslim ettiğini, davalı banka şubesinin Çek Kanunu ile Ticaret Kanunu'nun kendisine yüklediği yükümlülükleri gereği gibi yerine getirmemesi nedeniyle müvekkilini zarara uğrattığını belirterek,
sahte belgelerle davalı bankadan alınan çeklere istinaden müvekkilinin uğramış olduğu toplam 130.282,32 TL zararın ibraz tarihinden itibaren ticari faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, öncelikle müvekkili bankaya husumet yöneltilemeyeceğini, ayrıca keşide tarihine göre 1 yıl içerisinde haksız fiil hükümleri gereğince dava açılması gerektiğini, dava süresinde açılmadığından zaman aşımı nedeniyle davanın reddi gerektiğini, Giresun 1.Asliye Ceza Mahkemesi'nde yapılan yargılamada, ...'nın beyanına göre kendisinin kimliği üzerine değişik resimler konulmak suretiyle bankalara başvurulup çek karneleri alındığının anlaşıldığını, müvekkili bankanın başvuruda gerekli dikkat ve özeni gösterdiğini, tüm belgelerin alındığını,
dolandırıcı şahsın üzerinde nüfus müdürlüğüne ait bir soğuk mühür yer alan nüfus cüzdanını temin etmesi ve tüm resmi işlemlerinde bu kimliği kullanmasının mümkün olduğunu, ayrıca zaman içerisinde verilen çeklerin tümünün istisnasız ödendiğini, belgelerin gerçek belgeler formatında hazırlandığını, sahteliği hakkında tespit yapmanın güç olduğunu, müvekkili bankanın kendilerine yüklenen sorumlulukları tamamen yerine getirdiğini, kusursuz sorumluluğun da söz konusu olmadığını, müvekkili bankaya kusur izafe edilemeyeceğini,
asıl basiretli tacir gibi davranmayanın tanımadığı kişilerden çek alan davacının olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davalı bankanın çek karnesi verirken karne isteyenin işletme hesabı tablosu, mali durumu konularında bir araştırma yapmadığı, firmanın ticaret odasında kaydının bulunup bulunmadığının araştırılmadığı, çek defteri tesliminde çek verilen şahıslardan çek alındısı konusunda imza alınmadığı, ... adına, çek talep eden şahıstan çek sorumluluk hükümlerini ihtiva eden çek taahhütlerinin de alınmadığı, TTK.'nun 20/2 maddesine göre bankaların bütün faaliyetlerinde basiretli bir tacir gibi hareket etmek zorunda olduğu, 5941 sayılı Çek Kanunu'nun 2. maddesine göre;
bankaların çek verilmesi düşünülen kişilerin mali ve sosyal durumlarını mutlaka araştırmaları gerektiği, bankacılık işlemlerinin niteliği gereği bankaların, diğer ticari işlemlerden daha ağır özen yükümlülüklerinin bulunduğu, davalının belirtilen araştırmaları yapmayarak kusurlu davrandığı, davacının ise, ilk defa ve üstelik büyük miktarlarda çek kabul ettiği bir firma hakkında yeterince araştırma yapmadan ve hiçbir teminat almadan çek aldığı, heniz çok yeni kurulumuş olan bir firmanın keşide ettiği yüklü miktarlardaki çekleri kabul ederken yoğun ihmal gösterdiği, bu nedenle davacının müterafik kusuru bulunduğu,
benimsenen ikinci bilirkişi raporu ve tarafların hataları ve ihmali davranışları bir bütün olarak değerlendirildiğinde her iki tarafın da zararın doğmasında ağır tedbirsizlik ve özensizlik gösterdikleri, bir tarafın kusurunu diğerinden daha fazla tutmanın mümkün olmadığı vicdani kanaatine varıldığı, doğan toplam zarar miktarı 130.282,32 TL'nın yarısı olan 65.141,16 TL'nın çeklerin ibraz tarihi olan 06/04/2006 tarihinden itibaren işleyecek avans faizleri ile birlikte davalı bankadan tahsil edilerek davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/11970, K. 2012/19271, 27 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama