KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/12097 E., 2013/13008 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Haziran 2013
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
540 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28/04/2011 tarih ve 2009/330-2011/217 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 21/06/2013 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankanın ... Şubesinden ticari kredi kullandığını, bu kapsamda bankanın işyeri üzerinde ipotek tesis ettiğini ve alacaklarını teminen işyerini sigorta ettirdiğini, 03/06/2009 tarihinde müvekkili işyerinde çıkan yangın sonucunda hasar meydana geldiğini ancak davalı bankanın sigorta primlerini yatırmadığının belirlendiğini, bunun üzerine riziko sonrasında sigorta priminin müvekkili tarafından yatırıldığını ancak davalı ... şirketinin ödeme yapmadığını ileri sürerek, 80.000 TL hasar bedelinin davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili, sigorta primlerinin davacı tarafından yatırılması gerekirken davacının bu edimini yerine getirmediğini bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... vekili, davanın reddi savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı bankadan kredi kullandığı, davalı bankanın bu kredinin geri dönüşümünü teminen davacıya ait işyerini sigorta ettirdiği, taraflar arasında düzenlenen genel kredi sözleşmesinin 12nci maddesi kapsamında bankanın müşterinin rızasını almaya gerek olmaksızın kendisi veya muhabiri adına her yönden dilediği şartlarda kendiliğinden de sigorta ettirebileceği yönündeki hüküm gereğince davalı banka tarafından sigorta işleminin yapıldığı,
davalı bankanın tüketici aleyhine riziko gerçekleşince sigorta primini takip edip yatırması konusunda sorumluluktan kurtulamayacağı gerekçesiyle, davalı ... hakkında açılan davanın reddine, davalı banka hakkında açılan davanın kısmen kabulüyle 42.207,90 TL’nin olay tarihi olan 03/06/2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı bankadan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı ...Ş. vekili temyiz etmiştir.
Dava, taraflar arasındaki kredi sözleşmesi kapsamında davalı banka tarafından davacıya ait işyerinin sigorta ettirilmesi yükümlülüğünün yerine getirilmediği ve çıkan yangın sonucu oluşan hasar bedelinin sigorta şirketi tarafından ödenmemesi nedeniyle bankanın kusurlu ve sorumlu olduğu iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkin olup, uyuşmazlık, meydana gelen riziko nedeniyle sigorta prim borcunu ödemeyen davalı bankanın sorumlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankanın ...
Şubesinden ticari kredi kullandığını, bu kapsamda bankanın işyeri üzerinde ipotek tesis ettiğini ve alacaklarını teminen işyerini sigorta ettirdiğini, 03/06/2009 tarihinde müvekkili işyerinde çıkan yangın sonucunda hasar meydana geldiğini ancak davalı bankanın sigorta primlerini yatırmadığının belirlendiğini ileri sürerek işbu davayı açmış, mahkemece yapılan yargılama sonunda yukarıda değinilen gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Buna karşın taraflar arasında akdedilen kredi sözleşmesi incelendiğinde, 12. madde kapsamında krediye konu işyerinin teminatı olmak üzere sigorta poliçesi düzenlenmesinin kararlaştırıldığı, prim ödemesinin ise neticeten müşteriye ait olduğunun belirlendiği anlaşılmaktadır.
Ancak söz konusu sözleşme hükmünün, içerik itibari ile davalı banka tarafından kullandırılan kredinin teminatı olmak üzere işyerinin sigorta örtüsü altına alınmasını içerdiği, bir diğer anlatımla bankayı koruma amaçlı olarak konulduğu görülmektedir.
Bu itibarla değinilen sözleşme hükümlerinin davalı banka aleyhine yorumlanması mümkün olmadığından ve davacı tarafça prim ödemesine esas olmak üzere hesabındaki paraların kullanılması yönünde bankaya verilmiş talimatın varlığı da kanıtlanamadığından, davanın reddi yerine kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/12097, K. 2013/13008, 21 Haziran 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama