KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/12174 E., 2012/19286 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Kasım 2012
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
625 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 17. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28/04/2011 tarih ve 2009/190-2011/135 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankanın şu an kapanan ve bütün işlemlerinin Eyüp Şubesine aktarıldığı Alibeyköy Şubesi'nin 40725 hesap nolu vadeli mevduat hesabı ile mudisi olduğunu, müvekkilinin 2002 yılından itibaren tasarruflarını ve ticari işlerden kaynaklanan alacaklarını hesaba yatırdığını ya da havale ettiğini, söz konusu hesabından muhtelif zamanlarda müvekkili tarafından bizzat veya talimatla paralar çekildiğini, uzun zaman yoğun hesap hareketlerinin yaşandığını, müvekkilinin işlerinin yoğun olduğu 2007 tarihine kadar hesap hareketlerine ilişkin çok detaylı kontrolleri yapmadığını, buna gerek duymadığını,
fakat daha sonra yaptığı kontrolde söz konusu hesabından 2002-2004 yılları arasında kendi imzaladığı talimatlarla fahiş miktarlarda para çekildiğini tespit ettiğini, söz konusu talimatlarda muhtemelen müvekkilinin imzasının taklit edildiğini ve davalı banka görevlilerinin gerekli özeni göstermeden kimlik ve imza tetkiki yapmadan haksız olarak 3.kişi ya da kişilere müvekkilinin hesabından 70.000,00 TL ödeme yaptıklarını,
müvekkilinin durumu fark ettikten sonra mükerrer kez şifahi müracaatlarının sonuç vermediğini ileri sürerek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak şimdilik 7.500,00 TL' nın haksız ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek en yüksek mevduat faizi ile tahsiline , ıslah dilekçesiyle de 87.884,00 TL'nın ticari faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davaya bakmakla Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğunu, müvekkili bankanın genel müdürlüğü 4. Levent/İstanbul olması nedeniyle İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesinin yetkili olduğunu, B.K'nun 60. maddesi uyarınca davanın zamanaşımına uğradığını, davacının hem 2002-2004 yılları arasında, hem sonrasında ATM, internet ve telefon bankacılığı kanallarını sıklıkla kullandığı, bankacılığın bu kanallarının genel çalışma ilkeleri göz önüne alındığında, davacının hesabın bakiyesinden haberdar olmamasının mümkün görünmediğini, davacı tarafın kesin olarak hangi işlemin kendisinin verdiği talimat dışında yetkisiz kişilere imzası taklit edilerek ödendiğini söyleyemediğini ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ,benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı bankanın 11 adet sahte talimata istinaden yaptığı ödemeden sorumlu bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 87.884,00 TL'nın talimat tarihlerinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delilerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentler dışındaki tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Mahkemece sadece davaya konu ödeme talimatlarında davacı imzasının onun eli mahsul olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Davacının hesabı devamlı para hareketleri olan hesap olup davaya konu son ödeme tarihinden sonra davacının bizzat yaptığı bir işlem bulunup bulunmadığı böyle bir işlem yapmış ise bu tarihten önce yapılan davaya konu işlemleri benimseyip benimsemediği değerlendirilmek suretiyle sonuca varmak gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
3-Ayrıca, 02/04/2003 tarihli 30.000 TL meblağlı Kardeşler Day Tük. Ltd.Şti'ne yapılan EFT işlemleriyle ilgili olarak davalı banka vekilince davacıyla bu şirket arasında ticari ilişki bulunduğu iddia edildiğine göre, davacı ve adı geçen şirketin defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılarak bahsi geçen ödemeyle ilgili olarak davacının bu şirkete borcu bulunup bulunmadığı ve bu EFT işlemiyle ödenip ödenmediği değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
4-Dava, mevduat hesabından kaynaklanıp ticari iş niteliğinde bulunmasına ve davalı vekilince süresinde işbölümü itirazında bulunulmuş olmasına rağmen bu husus değerlendirilmeden işin esasına yönelik karar verilmesi doğru görülmemiş , davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bu nedenlerle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/12174, K. 2012/19286, 27 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama