KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/12212 E., 2012/13142 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Eylül 2012
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
358 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09/03/2011 tarih ve 2007/287-2011/95 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin "ÖZHAMUR GIDA MADDELERİ+şekil" ibaresini 29., 30. ve 42.sınıfta tescil ettirmek için başvuruda bulunduğunu, müvekkilinin başvuruya yaptığı itirazın TPE YİDK tarafından nihai olarak reddedildiğini, dava konusu marka başvurusunun tescili halinde müvekkiline ait tescilli "HAMURABİ+şekil" ve "HAMUR CAFE" ibareli markaları ile karışıklığa yol açacağını, davalının eyleminin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunu, müvekkiline ait markanın toplumda belirli bir tanınmışlık düzeyine geldiğini ileri sürerek,
TPE YİDK'nın 05.09.2007 tarihli 2007-M-4995 sayılı kararının iptalini, davalı başvurusunun tescil edilmiş olması halinde hükümsüzlüğünün tespiti ve sicilden terkinini, davalının eyleminin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespiti ve önlenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, kurum karar ve işlemlerinin yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili, müvekkilince başvurusu yapılan ibarenin 08.06.2003 tarihinden önce Türkiye genelinde 17 şubede marka olarak kullanılageldiğini, bunun yanında markada yer alan başak figürünün belirgin olması nedeniyle taraf markaları arasında iltibas tehlikesinin bulunmadığını, müvekkilinin şubeleriyle yurt çapında yoğun ve uzun süreli kullanım gerçekleştirdiğini, davacı markasını taklit etme amacı taşımadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, işaretlerin bütünsel olarak değerlendirilmesi halinde davalı marka başvurusu ile davacı markaları arasında ilintili olduğu kanısını da uyaracak şekilde iltibas bulunmadığı, davalının başvuru konusu markayı kullanma eyleminin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturmayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/12212, K. 2012/13142, 12 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama