KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/12224 E., 2013/11166 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Mayıs 2013
- Mahkemesi
- FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
373 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada ... 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 12.05.2011 tarih ve 2010/59-2011/110 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin "TEKSUN" ibareli ve bu ibarenin esas unsuru bulunduğu birçok markanın tescilli sahibi olduğunu, davalı şirketin müvekkili markaları ile iltibas yaratacak şekilde "ek-sun" ibaresinin marka olarak adına tescili başvurusunda bulunduğunu, bu başvuruya itirazlarının diğer davalı TPE tarafından nihai olarak reddedildiğini ileri sürerek, TPE YİDK’nın 05.12.2006 tarih ve 2006-M-3290 sayılı kararının iptalini, davalı şirket markasının tescilinin ve kullanımının önlenmesi ile hükümsüzlüğü ve sicilden terkinini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, markaların benzer olmadığını, iltibas bulunmadığını, iptal davasında itiraz aşamasında ileri sürülmeyen markalara dayanılamayacağını savunmuştur.
Davalı şirket vekili, markaların aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olmadığını, markanın kullanıldığı ürün özel bir tüketici kitlesine hitap ettiğinden iltibas oluşmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemenin davanın kısmen kabulüne ilişkin kararı Daire'mizce bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyulduktan sonra, bozma sonrası alınan bilirkişi rapor ve ek raporu ile tüm dosya kapsamına dayanılarak, davacı markaları ile başvurunun görsel, biçimsel, fonetik ve umumî intiba itibariyle benzer bulunduğu, kapsadıkları emtiaların ise aynı tür olduğu,
başvuru kapsamındaki tüm ürünler için 556 sayılı KHK’nın 7/b ve 8/b maddelerindeki koşulların davacı yararına gerçekleştiği, ancak tescilli bir markanın kullanımının hukuka aykırı bir yönü olmayıp, kullanımın önlenmesinin istenemeyeceği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, TPE YİDK’nın 2006/M-3290 sayılı kararının iptaline, davalı şirket adına tescilli 2000/20167 sayılı markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine, davalı markasının tescilinin ve kullanımının önlenmesine yönelik sair istemlerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekilleri temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Davalılardan · ayrı ayrı · 24,30 H · 18,40 PH · 05,90 BK 31.05.2013 / AY
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/12224, K. 2013/11166, 29 Mayıs 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama