KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/12244 E., 2012/19267 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Kasım 2012
- Mahkemesi
- FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
523 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14.04.2011 tarih ve 2010/145-2011/86 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının 17.11.2008 tarihinde "RUNİX" ibareli 29. ve 30. sınıf malları içeren marka tescil başvurusunda bulunduğunu, müvekkili şirket adına tescilli "unx, unx bagetta, unx bakery, unx momento vs. şekillerini gerekçe göstermek suretiyle başvurunun reddi istemi ile itirazda bulunduklarını, itirazlarının reddini müteakip nihai olarak Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu tarafından kabul görmediğini, kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, başvurunun tescilinin müvekkilinin UNX esas ve ayırt edici unsurlu markaları ile iltibasa sebebiyet verebileceği, müvekkilinin markasının "uniks" şeklinde,
davalının markasının da "runiks" şeklinde okunduğunu, 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 8/1-b maddesi anlamında markalar arasında benzerlik olduğunu, markaların aynı sınıf malları kapsadığını, tüketiciler tarafından karıştırılma ve aralarında bağlantı olduğu zannına kapılma ihtimalinin bulunduğunu, davalı markasının tescilinin Türk Ticaret Kanunu'nun haksız rekabete ilişkin hükümleri uyarınca da korunamayacağını ifade ederek,
Türk Patent Enstitüsü Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'nun 2010-M-2363 sayılı kararının iptalini, tescil işleminin tamamlanmış olması halinde davalı adına tescil edilen markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Hazal Bisküvi ve Gıda Sanayi A.Ş. vekili, markalar arasında görünüm, fonetik, kapsadıkları mallar, tüketicide doğan etki açısından benzerlik olmadığını, seri marka imajı ve işletmeler arasında bağlantı olduğu intibaına neden olacak bir hususun bulunmadığını, davaya konu davacı ve davalı markalarının ortak 29. ve 30. sınıflar için tescil edilmişlerse de davacının markasını ekmek ve unlu mamüller için davalının ise çikolata grubu mamülleri için kullandığını, ürünlerin marketlerde aynı raflarda yer almasının mümkün olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı Türk Patent Enstitüsü Başkanlığı vekili de, markaların bütünü itibariyle nazara alınması gerektiği, somut olayda markalar arasında ayırıcı bir çok unsurun bulunduğunu, bu itibarla iltibas tehlikesinin bulunmadığını, davalı markasının ilk harfininin "r" olması hasebiyle baskın ve etkin harf olduğunu, bu harfin davacının markalarında bulunmadığını, kavramsal ve anlamsal açıdan farklı olduklarını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının "unx" ibareli markaları ile davalının "runix" ibareli markalı arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sescil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürebilecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin yargılama konusu ürünler için ayırdığı satın alma süresi içinde runix ibaresini gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden bunun unx markasından farklı bir marka olduğunu algılayabileceği, bu iki işareti karıştıracak kişilerin ortalama tüketici olarak nazara alınamayacağı, davalı markasının davacı işletmeyle idari ve ekonomik anlamda bağlantılı olduğunun düşünülemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/12244, K. 2012/19267, 27 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama