KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/12254 E., 2012/19293 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Kasım 2012
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
519 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 12/05/2011 tarih ve 2008/698-2011/203 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin züccaciye satış-depo şeklindeki işyerinin davalı ... tarafından işyeri paket sigortası ile sigortalı olduğunu, 21.04.2008 tarihinde işyerine giren hırsızlarca çeşitli elektronik eşya, fotoğraf makinesi, cep telefonu gibi eşyaların çalındığını, davacının durumu emniyet birimlerine haber verdiğini ve şikayetçi olduğunu, poliçe kapsamında toplam 42.126,50 TL zararının karşılanması için davalı şirkete başvurduğunu, herhangi bir yanıt alamadığını, zararın ödenmesi için davalıya ihtarname gönderilmesine rağmen ödeme yapılmadığını ileri sürerek 42.126.50 TL'nin olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalı şirketten tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının gerçek zarar miktarının tespit edilmesine yarar tüm belgelerle başurmadığını, müvekkil sigorta şirketinin temerrüde düşmediğini, poliçede "işbu poliçe hırsızlık rizikosu sigortalı mahalde güvenlik şirketine veya emniyete veya şirket/konutu sahiplerinin telefonlarına bağlı alarm ve/veya tüm pencere, kapı ve vitrinlerde kepenk ve/veya demir parmaklık bulunması halinde hüküm ifade edecektir" şeklindeki özel şart bulunduğunu, davacının hırsızlığa konu işyeri ile aynı binada oturduğunu, davacının alarmın çalmasından 5 dakika sonra aşağıya indiğini beyan ettiğini,
alarmın olay anında çalışır vaziyette olmadığının ve ilgili firmaya hırsızlık olayı ile ilgili alarm bilgisi gönderilip gönderilmediğinin ilgili firmadan sorulması gerektiğini, bu kadar kısa sürede 355 parça malın çalınmasının mümkün olmadığını, davacının hırsızlık yapan şahısların sayısı, nasıl kaçtıkları konusunda yeterli bilgi vermediğini, hırsızlık olayının gerçek olup olmadığı ve bu kadar malın çalınıp çalınmadığının kuşkulu olduğunu, sigortalının çalındığını iddia ettiği malların giriş faturalarına göre 2002 yılından beri stokta bulunan mallar olduğunu,
çalınan malların fatura değerine itibar edilmeyip gerçek değerilerinin tespit edilmesi gerektiğini, sadece ticari defterlere bakılarak bu malların sigortalının mağazasında bulunduğunu, çalındığını kabul etmenin mümkün olmadığını, sigortalının çalındığını iddia ettiği malların gerçekten çalındığını ve bu malların mağazasında bulunduğunu fatura bilgileri dışında satıcı firmaların defter ve dayanaklarıyla da ispat etmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, 21.04.2008 tarihinde saat 04:30 sıralarında davacıya ait işyerinin giriş kapısı kepenginin asma kilidi kırılmak suretiyle işyerindeki muhtelif elektronik eşyaların çalındığı, işyerinde demir halkalı kepenk bulunduğu, poliçede yer alan özel şartın işyerinde var olduğu, hırsızlık olayının teminat kapsamında bulunduğu, toplam 49.092 TL olan ticari emtianın çalındığı,
davacı vekilinin ilk bilirkişi raporda belirtilen 40.432 TL'lik miktara itirazının bulunmadığını bildirdiğinden bu miktar dikate alınması gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 40.432,00 TL tazminatın ihtarnamede tanınan 7 iş günü sonu olan 12.08.2008 temerrüt tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, fazlaya ait istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/12254, K. 2012/19293, 27 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama