KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/12342 E., 2013/14377 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Temmuz 2013
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
440 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 28.04.2011 tarih ve 2008/90-2011/229 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi asıl ve birleşen davada davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 05.07.2013 günde başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp, hazır bulunan asıl ve birleşen davada davacı vekili Av. ... ile asıl ve birleşen davada davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmış olup, Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili asıl davada, müvekkilinin davalı bankanın ... Şubesi'nde döviz hesabının bulunduğunu, görevlilerin ısrarı ve özendirici reklamlar karşılığında internet bankacılığında kullanılmak üzere kendisine internet şifresi verildiğini, 01.06.2004 tarihinde müvekkilinin bilgi ve iradesi dışında bu şifre kullanılarak başka kişiler tarafından hesaptaki dövizin bozdurularak çekildiğini, paranın ödenmediğini, davalının kusurlu olduğunu, gerekli tedbirleri almadığını ileri sürerek, şimdilik 7.000,00 TL’nin faiziyle tahsiline karar verilmesini talep etmiş, birleşen davada, 11.162 Euro’nun olay tarihi olan 01.06.2004 tarihinden itibaren bankaların Euro cinsinden dövize uyguladığı en yüksek faiz oranı ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, iddiaların yersiz olduğunu, müvekkilinin internet bankacılığında çift şifreleme sistemini kullandığını, en yüksek internet güvenlik sitemlerini kullandığını, sanal klavye uygulaması ile güvenliği artırdığını, davacının şifresinin muhasebecisi tarafından kullanıldığının tespit edildiğini, gizlilik ve güvenliğin davacı tarafından ihlal edildiğini, ayrıca davacının kişisel bilgisayarında klavye hareketlerini kaydedip maille başkasına yollayan ‘keylogger’ programlarının olduğunu, kötü niyetli kullanıma açık bulunduğunu, sisteme girişlerde davacı şifresinin kullanıldığını, yapılan sözleşmenin 2’nci maddesinde tüm sorumluluğun davacıya ait olacağının düzenlendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davacının davalı banka nezdindeki hesabından dava dışı şahıslar tarafından yasa dışı işlemlerle başkasının hesabına havaleler yapılması suretiyle uğradığı zarardan dolayı davalı bankanın sorumlu olduğu, davacının kusurlu olduğunun tespit edilemediği, davalı bankanın hafif kusurlarından dahi sorumlu olduğu, davalı bankanın davacının uğradığı zararı tazmin etmesi gerektiği, asıl davada davacı tercihini TL cinsinden kullandığı için davacının birleşen davadaki talebinin de TL’ye çevrilerek hesaplanması gerektiği gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, asıl ve birleşen davada davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/12342, K. 2013/14377, 5 Temmuz 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama