KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/12404 E., 2012/18743 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Kasım 2012
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
396 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Korkuteli Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17/05/2011 tarih ve 2010/212-2011/140 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekil şirketin taşımacılık alanında faaliyet gösterdiğini, müvekkil şirketin "Korkuteli" markasını 31/07/2008 tarihinde 10 yıl süre ile TPE'ye tescil ettirdiğini, davalı kooperatifin, taşımacılık yapmakta olduğu araçların ön ve arkalarına "Korkuteli" ibaresini yazmak suretiyle davacı şirketin marka hakkına tecavüz ettiğini ileri sürerek haksız tecavüzün önlenmesine, uğranılan zararın hüküm altına alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin ticaret ünvanını kullandığını, markaya tecavüzün söz konusu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun 16/09/2004 tarih ve 396 sayılı kararı ve daha sonra alınan ve halen yürürlükte olan 24/03/2005 tarih ve 188 sayılı kararı ile anılan Kanun Hükmünde Kararnamelere ilişkin davalar bakımından, Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi kurulmayan yerlerde, Asliye Ticaret Mahkemesi kurulmuş olup olmamasına bakılmaksızın, bir ya da iki Asliye Hukuk Mahkemesi olan yerlerde bir numaralı Asliye Hukuk Mahkemesi,
ikiden fazla Asliye Hukuk Mahkemesi olan yerlerde 3 numaralı Asliye Hukuk Mahkemesi görevlendirilmiş, bu mahkemelerin yargı çevresinin Adli Yargı Adalet Komisyonlarının merkez ve mülhakatları olan ilçeleri kapsadığı da belirtildiği gerekçesiyle mahkemenin görevsizliğine, karar kesinleşmenie müteakip talep halinde dosyanın görevli ve yetkili Antalya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir. Mahkemece, davanın görev yönünden reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmamakta ise de hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 1086 Sayılı HUMK uyarınca davanın görev yönünden reddi halinde davacı aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmesi gerekirken, davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru görülmemiştir. Kararın açıklanan nedenlerle davalı yararına bozulmasına karar verilmesi gerekmiş ise de; yapılan yanlışlığın yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği anlaşılmakla karar tarihinde yürürlükte olan 1086 Sayılı HUMK'nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/12404, K. 2012/18743, 20 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama