KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/12450 E., 2013/13818 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Haziran 2013
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
432 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 11/05/2011 tarih ve 2010/242-2011/217 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 28/06/2013 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av.... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin emlak pazarlama alanında faaliyet gösterdiğini, davalı bankanın 1....Şube müdürü ile müvekkili arasında gayrimenkul kiralanması konusunda emlak görme belgesi düzenlendiğini, daha sonra müvekkiline ödeme yapılmaksızın söz konusu gayrimenkulün davalı banka tarafından kiralandığını, yapılan sözleşme gereğince müvekkilinin aradan çıkartılması sonucunda emlak kiralanması halinde yıllık brüt kira bedelinin %18 + KDV ile birlikte toplam 47.152,80 TL’nin müvekkiline ödenmesinin gerektiğini, bu konuda davalı tarafa gönderilen ihtarnameye rağmen müvekkiline ödeme yapılmadığını ileri sürerek,
47.152,80 TL’nin 25.200 TL sinin 19/12/2009 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında verdiği ıslah dilekçesi ile toplam talebini 46.197 TL ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasında emlak görme belgesi adı altında bir belgenin imzalandığını ancak daha sonra taşınmazın kiralanmasından vazgeçildiğini, ilerleyen zamanda aynı taşınmaza ilişkin kira çalışmalarının tekrar başladığını ve mülk sahibiyle görüşüldüğünü, bu konudaki kiralama yetkisinin dava dışı bir emlakçıda olduğu bilgisinin öğrenildiğini, emlak sahibinin davacı ile yapmış olduğu herhangi bir sözleşmenin bulunmadığını bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın tellallık sözleşmesinden kaynaklandığı, davacının yer gösterme yetkisi yokken yer gösterdiği hususunun davalı tarafça kanıtlanamadığı, ilk başta 22/05/2009 tarihinde davacıdan yer gösterme hizmeti alındığı, tellallık sözleşmesindeki cezai şart düzenlemesi dikkate alınarak basiretli bir tacir gibi davranmak suretiyle davalı bankanın daha önce yer gösteren davacı şirketi araştırmadan, başka bir emlakçı aracılığı ile mecuru kiraladığı,
taraflar tacir olmakla hükmedilen cezai şartın davalının mahvına sebep olmayacağı da göz önünde bulundurulduğunda cezai şartta tenkise gidilmediği gerekçesiyle, davanın kabulü ile 46.197 TL’nin davalıdan tahsiline, bu miktarın 25.200 TL’sine 19/12/2009, geri kalan kısmın ise ıslah tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/12450, K. 2013/13818, 28 Haziran 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama