KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/12472 E., 2013/15345 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Eylül 2013
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
450 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 47. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 13/06/2011 tarih ve 2008/17-2011/224 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 10.09.2013 günü hazır bulunan davacı vekili Av.... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili vakfın ortağı olduğu davalı şirketin 29.09.2006 tarihli genel kurul toplantısında alınan bir takım kararların yasa, anasözleşme ve iyiniyet kurallarına aykırılık teşkil ettiğini ileri sürerek, bilanço ve kar-zarar hesaplarının onanmasına ilişkin 3, kâr dağıtılmamasına ilişkin 4 nolu kararın iptaline, yönetim kurulunun ibrasına ilişkin 5 nolu kararın ise yoklukla malul olduğunun tespitine, aksi halde iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davaya konu genel kurulda alınan kararlarda hukuka aykırılık bulunmadığını savunarak, davanın yetki ve esas yönünden reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davacının aktif dava ehliyetinin bulunduğu, bilançonun itiraza uğrayan maddelerinin değerlendirilmediği, bu halin TTK.'nın 381/l. maddesinde açıklanan yasa ve iyiniyet kurallarına uygun olmadığından anılan genel kurulun 3 no.lu 2005 yılı bilanço-gelir gider hesaplarının onanmasına dair kararın iptaline karar vermek gerektiği, bir anonim şirketin kuruluş ve varlık sebebinin gelir-kâr elde edilip paylaşılması olduğu,
eğer ortakların ve şirketin menfaati herhangi bir sebeple kâr dağıtılmamasını gerektiriyorsa bunun sebeplerinin net, objektif ve tatminkâr şekilde açıklanıp gerekçelendirilmesinin gerektiği, kâr dağıtılmamasına gerekçe olarak gösterilen soyut sebeplerin (yeni şube üniteler ...) bu temel ilkelerden uzak olduğu, esas itibariyle davalı şirketin ne kadar kâr elde ettiği belli olmadığından "kâr dağıtılmaması" yönünde alınan kararın şirket menfaatlerine uygun olup olmadığı yönünde bir değerlendirme yapılması imkanının da elde edilemediği,
3. maddede yazılı sebeplerle bağlantılı olarak 4. maddenin de iptaline karar vermek gerektiği, somut olayda beş kişiden oluşan yönetim kuruluna üç yıl süre ile seçilen ve 300 hissede 270 pay sahibi olan Dr......,... ...ve...un oy hakkından yoksun oldukları halde oylamaya katıldıkları, geriye kalan 30 muhalif oyun da ibrayı sağlamaması nedeniyle alınan ibra kararının geçersiz olduğu sonucuna ulaşıldığı ve gündemin 5. maddesindeki yönetim kurulu üyelerinin ibrasına dair kararın yoklukla malul olduğunun tespitine karar vermek gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/12472, K. 2013/15345, 10 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama