KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/12483 E., 2012/18706 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Kasım 2012
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
411 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 07/04/2011 tarih ve 2010/327-2011/171 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ortağı olduğu, davalı şirketin 1998 yılından beri ortaklar kuruluna katılmamasına rağmen adına sahte imzalar atılarak kararlar alınmış olduğunu, bu itibarla 1998 yılından itibaren alınan ortaklar kurulu kararlarının yokluğunun tespiti ve şirkete kayyım atanması için Asliye Ticaret Mahkemesinde dava açtıklarını, yine şirket ortaklar kurulunun 19.02.2009 tarih ve 2009/1 sayılı kararı ile ...'in 20 yıl süre ile şirket müdürlüğüne seçildiğini, karar metninde bulunan imzanın müvekkiline ait olmadığı gibi metnin Kadıköy 29. Noterliğinin 25.02.2009 tarih ve 03001 yevmiye sayılı işlemi ile tasdik edildiğini,
noterin hukuki sorumluluğunun doğabileceğini, noterlikçe tasdik edilen evrakın sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli olmasından dolayı ortaklar genel kurulu kararlarının iptali talebiyle açılan İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesinin 2009/797 esas sayılı dosyasında noterlik evrakının sahteliğinin tespiti davası açılmak üzere taraflarına kesin süre verildiğini belirterek Kadıköy 29. Noterliğinin 25.02.2009 tarih ve 03001 yevmiye sayılı işleminin sahteliğinin tesipitini talep ve dava etmiştir.
Davalılar ... ve ... vekili, davanın ortaklık merkezinin bulunduğu İstanbul mahkemelerinde görülmesi gerektiğini, Asliye Ticaret Mahkemelerinin iş bölümüne girdiğini, müvekkillerinin taraf sıfatının bulunmadığını, ancak şirket tüzel kişiliğine husumetin yöneltilebileceğini, şirket defterlerinin bizzat davacıda bulunduğunu, eğer imzaların sahte olduğu iddiası varsa bu sahtelikleri kendisinin yapmış olabileceğini, iddia edildiği gibi noterlik belgesinin sahte olmadığını, zamanaşımının gerçekleştiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı ..., dava konusu işlemin bir karar onayı olduğu, imza onayı olsa idi ilgili kişilerin adres ve kimliklerinin tespiti gerekeceğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı bir savunmada bulunmamıştır.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının eda davası açma imkanı varken tespit davası açmasında hukuki yararı bulunmadığı, davaya konu ihtilafın eda davasında incelenebileceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve dava konusu ortaklar kurulu kararının iptali talebiyle açılmış bir eda davası bulunması nedeniyle sahtelik iddiasının o davada incelenecek olmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/12483, K. 2012/18706, 20 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama