KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/12570 E., 2012/20573 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Aralık 2012
- Mahkemesi
- İZMİR FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
603 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İzmir Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 23/06/2011 tarih ve 2010/78-2011/126 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin 2009 yılında “Gaz Sancılı Bebek ve Tedavisi” isimli bir kitapçık hazırlayıp hasta sahiplerini bilgilendirmek amacıyla ücretsiz olarak Türkiye'de dağıtımını yaptıklarını, davalının Aydın Devlet Hastanesi’nin yayını olan “Nabız” adlı derginin Nisan 2010 sayısında, “Bebeklerde Gaz Sancısı ve Tedavisi” başlığı ile yayınladığı makalede müvekkillerine atıf yapmadan, kaynak göstermeden kitapçığı bire bir kopyalayarak davacıların mali ve manevi haklarını ihlal ettiğini, bu şekilde haksız olarak fayda, mesleki itibar ve gelir sağladığını,
davalının BK.'nun 42. maddesi gereğince de müvekkilerine tazminat ödemesi gerektiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 9.000 TL maddi ve 10.000 TL manevi tazminatın faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin yazdığı makalenin derleme bir yazı olup, yararlanılan kaynakların belli olduğunu, makalede verilen bilgilerin genel geçer nitelikte bulunduğunu, yazının yayınlandığı derginin halka ücretsiz dağıtıldığını, davacıların bir zararı bulunmadığı gibi, davalının da bu yazı nedeniyle gelir elde etmediğini savunmuştur.
Mahkemece, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına dayanılarak, intihal eylemi sabit olmakla birlikte, davacıların maddi bir zararları olduğunun kanıtlanamadığı, zira davacıların hazırladığı kitapçığın kamuyu bilgilendirme amacı taşımakta olup, ticari bir yönünün bulunmadığı, sınırlı sayıda ve sınırlı çevrelere yönelik olarak bir devlet hastanesinin kendi olanakları ile hazırladığı tıp dergisi içerisinde yayınlanan makalenin, davalı açısından itibardan öte bir maddi getirisinin olmadığı,
buna karşın davalının makalesinde davacı yazarların isimlerini zikretmeksizin broşür içeriğini aynen almak suretiyle davacıların manevi haklarını ihlal ettiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davacıların her biri için 500'er TL manevi tazminatın faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, maddi tazminat ve fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin aşağıdaki (2) nolu bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Ancak, davacılar eser sahipliğinden kaynaklanan mali ve manevi haklarının ihlal edildiğini ileri sürerek maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuşlardır. Mahkemece davacılara ait kitapçığın eser mahiyetinde olduğu ve eserin davalı tarafından intihal olunduğu yönündeki bilirkişi görüşü benimsenerek manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne karar verilmiş, ancak maddi zararın kanıtlanamadığından bahisle maddi tazminat istemi reddolunmuştur.
5846 sayılı FSEK'nun 21. maddesi gereğince, "Bir eserden, onu işlemek suretiyle faydalanma hakkı münhasıran eser sahibine aittir.
Aynı Yasa'nın 68/1. maddesi de "Eseri, icrayı, fonogramı veya yapımları hak sahiplerinden bu Kanuna uygun yazılı izni almadan, işleyen, çoğaltan, çoğaltılmış nüshaları yayan, temsil eden veya her türlü işaret, ses veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletenlerden, izni alınmamış hak sahipleri sözleşme yapılmış olması halinde isteyebileceği bedelin veya bu Kanun hükümleri uyarınca tespit edilecek rayiç bedelin en çok üç kat fazlasını isteyebilir." hükmünü haizdir.
Mahkemece davalının davacılara ait eseri intihal ettiği sabit görüldüğüne göre, bu durumda, davalının bu eyleminin davacıların eser sahipliğinden kaynaklanan mali haklarının ihlali mahiyetinde olduğu gözetilerek, davacıların maddi tazminat istemlerinin FSEK'nun 68. madesine, bu mümkün olmadığı takdirde Borçlar Kanunu'nun 42. ve 43. maddelerine göre değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle maddi tazminat isteminin reddi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/12570, K. 2012/20573, 12 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama