KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/12591 E., 2012/19360 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Kasım 2012
- Mahkemesi
- FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
483 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22/03/2011 tarih ve 2010/18-2011/57 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin “iş maximum aktif +şekil” ibaresinin marka olarak tescili amacıyla davalı TPE'ne başvuruda bulunduğunu, davalı şirket tarafından müvekkili başvurusuna itirazda bulunulduğunu, itirazın kısmen kabulü ile başvurudan bir kısım mal ve hizmetlerin çıkartılmasına karar verildiğini; oysa, TPE YİDK'nun bu kararının hukuka aykırı olduğunu, müvekkili başvurusunun ayırt edici unsurlarının “iş” ve “maximum” şekilleri olduğunu ve davalının markası ile ilişki kurma ihtimalinin bulunmadığını;
“aktif” kelimesinin 556 sayılı KHK m.7/1 (c) ve (d) bendlerine göre tek başına marka olarak tescil edilemeyecek türden bir işaret olduğunu, müvekkilinin “İŞ+şekil” markası ile “maximum” markasının tanınmış markalar olduğunu, müvekkilinin kazanılmış hakkı bulunduğunu ileri sürerek TPE YİDK kararının iptaline ve başvuru işlemlerinin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Diğer davalı vekili, markaların benzer olduğunu, iltibas tehlikesinin bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu markada esaslı unsur olarak "aktif" kelimesinin ön palana çıktığı; zira “aktif” kelimesinin kart kompozisyonunun ortasında yer aldığı gibi diğer kelimelerden daha büyük punto ile belirgin bir şekilde yazıldığı "aktif" ibaresinin "etkin, canlı, hareketli, çalışkan, faal; bir ticarethanenin, ortaklığın para ile ölçülebilen mal varlığının tümü" gibi anlamlara sahip olduğu, bu anlamları ile çekişme konusu mal ve hizmetler yönünden doğrudan tanımlayıcı bulunmadığı;
markanın bütünü ve genel intibada davacı tanınmış markaları olan “iş” ve “maximum” kelimelerinin tali unsuru oluşturdukları dolayısıyla asıl unsur olan "AKTİF" ibaresinin davalı adına tescilli “aktif” asıl unsurlu marka serisi içine girdiği, çekişme konusu işaretlerin benzerlik gösterdiği; bankacılık sektöründe ortalama
tüketiciler her iki markanın farklı olduğunu anlasa dahi, bu markalar arasında bağlantı kurulması nedeniyle karıştırma tehlikesinin bulunabileceği; her iki markanın farklı bankalara ait olduğu bilinse dahi bu bankaların faaliyetleri ve hizmetleri arasında yönetsel veya ekonomik bir bağlantının olduğu; yanılgısına düşebilecekleri, dava konusu "iş maximum aktif +şekil" başvurusunda yer alan “İŞ” ve “maximum” kelimelerinin davacının tanınmış markaları olduğu, ancak anılan ibareleri asıl unsur olarak barındıran davacı markalarının tanınmışlığının, başvurunun tescili bakımından kazanılmış hak oluşturmayacağı; zira dava konusu başvurunun bir bütün olarak tanınmışlığından söz edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/12591, K. 2012/19360, 28 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama