KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/12851 E., 2012/19075 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Kasım 2012
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
330 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25.05.2011 tarih ve 2009/1233-2011/371 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olup dava konusu meblağ (156,20TL)’nın altında bulunduğundan HUMK’nun 3156 sayılı Kanun ile değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verilerek dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin davalıya ait malları taşıma işini üstlendiğini ve kendisine düşen edimleri eksiksiz yerine getirerek navlun ücreti alacağının doğduğunu, ancak ihtara rağmen davalı tarafından ödenmeyen alacağa yönelik yapılan takibe, davalının icra dairesinin yetkisi ve borç yönünden itiraz ettiğini, oysa itirazın haksız ve yersiz olduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile % 40 dan aşağı olmamak üzere davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, yetkili icra dairesinin ve mahkemenin Gebze mahkemesi ve icra dairesi olduğunu, esasa ilişkin olarak da davacı tarafın taşımayı müvekkili şirket adına yapmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, taraflar arasındaki akdi ilişkinin inkar edilmediği ve alacağın para alacağı niteliğinde bulunması nedeniyle davacı tarafın kendi ikametgahında HUMK'nın 10. ve BK'nın 73. maddesi uyarınca takip yapabileceği gerekçesiyle davalı tarafın icra dairesinin yetkisine ilişkin itirazının kaldırılmasına, dava konusu emtianın dava dışı Sistem Yapı AŞ'ye teslim edildiği ve davalının navlun ücretini ödeyeceğine dair bir taahhüdünün bulunmadığı gerekçesiyle de davacı tarafın borca itirazın kaldırılmasına ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/12851, K. 2012/19075, 26 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama