KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/12853 E., 2012/20810 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Aralık 2012
- Mahkemesi
- FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
707 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15.03.2011 tarih ve 2009/47 - 2011/49 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 1994 yılından bu yana "AKTİF" ibaresi altında taşımacılık ve inşaat sektöründe faaliyet gösteren ve alanında tanınan bir firma olduğunu, "AKTİF" ibaresini ticaret unvanının esaslı unsuru olarak kullanan müvekkilinin, başta taşımacılık hizmetleri olmak üzere ilgili diğer sınıflarda bu ibareyi, 27.05.2002 tarihinde marka olarak tescil ettirdiğini, davalı şirketin müvekkiline ait markaya tecavüz ettiğinin, müvekkili adına tescilli 2002/13010 sayılı markanın hükümsüzlüğü istemiyle açılan ve mahkemece reddedilen Ankara 2. FSHHM’nin 2008/276 Esas sayılı davası ile öğrenildiğini,
davalının "AKTİF" ibaresini kullandığını anılan davada ikrar ettiğini ileri sürerek, "AKTİF" markasının davalıya ait her türlü iş evrakında, reklam panosu, tabela gibi reklam vasıtaları ile başta otomobil olmak üzere taşımacılık hizmetleri kapsamındaki her türlü araç üzerinde, internet ortamında ve benzeri alanlarda kullanılması veya başka suretle ticaret mevkiine konulması, ithali, ihracı gibi her türlü kullanımının yasaklanmasına,
bu markayı taşıyan her türlü iş evrakı, reklam ve araçlara el konulmasına ve bu eşyalar üzerindeki markanın silinmesi veya imhasına, "AKTİF" ibaresinin davalının ticaret unvanından terkinine ve hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının markası ile müvekkilinin markasının benzemediğini, dava konusu markanın tescilli olduğu 39. sınıf hizmetlerle, müvekkilinin faaliyet alanı olan mesaj ve eşya ileten kurye hizmetleri, eşyaların posta yolu ile dağıtılması, ürün taşıma ve teslimat hizmetlerinin birbirinden farklı olduğunu, müvekkilinin daha çok kredi kartı, banka kartları, ekstre, mektup, dergi, gazete gibi ürünlerin dağıtım ve kurye hizmetini sunduğunu, davacının ise alt yapı inşaatları, sanayi tesisleri ve ekmek üretimi alanlarında faaliyet gösterdiğini, sunulan hizmetlerin alıcılarının da farklı olduğunu, "AKTİF" ibaresini içeren çok sayıda markanın olmasının bu ibarenin zayıf marka olduğunu gösterdiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının eylemli kullanımının söz konusu olduğu "kurye hizmetleri" ile "petrol taşımacılığı" hizmetlerinin niteliği, hitap ettikleri tüketici kesimi, birbirleri yerine ikame olanakları, hizmet sunumunda kullanılan araçlar ve hizmetin gerçekleştiriliş biçimi gibi ölçütler açısından farklı oldukları, işaretler benzer olmakla beraber kullanıma konu tüm hizmetlerin davacı markası kapsamında aynı ya da benzer şekilde bulunmadığı; dolayısıyla davalının “Aktif” ibaresini
eylemli kullanımının, davacının tescilli marka haklarına KHK'nın 61. ve 9. maddeleri anlamında tecavüz oluşturmadığı gerekçesiyle marka hakkına tecavüzün men ve ref'i yönündeki istemlerin reddine; davalının selefi olan Aktif Dağıtım ve İletişim Hizmetleri ve Pazarlama Sanayi Ticaret Anonim Şirketi'nin 01.10.1996 tarihinde tescil edilerek kurulduğu ve 4 Ekim 1996 tarih ve 4138 sayılı Ticaret Sicili Gazetesinde bu hususun ilan edildiği, anılan şirketin ticaret unvanının 10.04.2007 tarihinde Aktif İleti ve Dağıtım Hizmetleri Tic.
A.Ş. olarak değiştirildiği ve 10.10.2007 tarihli genel kurul toplantısında, Abonet Abonelik Dağıtım ve Paz. Basım Yay. Hiz. Tic. A.Ş.’ye tüm aktif ve pasifiyle bir kül halinde devredilmesine karar verildiği, bu şirketin ticaret unvanının da 26.10.2007 tarihinde Aktif İleti ve Kurye Hiz.
A.Ş. olarak değiştirdiği, davacı şirketin ise 11.05.1994 tarihinde kurulduğu, 13.05.1994 tarihli Ticaret Sicili Gazetesi'nde ilan olunduğu, TTK'nın 51/2. maddesi hükmü uyarınca ticari işletmenin devrinin aksi öngörülmemiş olduğu sürece ticaret unvanını da kapsadığı, dolayısıyla Aktif İleti ve Dağıtım Hizmetleri Ticaret Anonim Şirketi’nin 1996 tarihli ticaret unvanı üzerindeki haklarının da davalı şirkete intikal ettiği, davalının 1996 tarihli ticaret unvanının “…Yurt içi ve yurt dışı kargo ve mal taşımacılığı …” hizmetlerini içerdiği,
taraf ticaret unvanları benzer olduğu gibi benzer hizmetleri de kapsadıkları, ancak, her iki tarafın ticaret unvanının da birbirine yakın tarihli olması, üzerinden 13 yıl geçtikten sonra ticaret unvanın terkininin istenmesinin hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olup sessiz kalma nedeniyle hak kaybı koşullarının oluştuğu, dolayısıyla davanın MK'nun 2. maddesine aykırılık oluşturacağı gerekçesiyle, ticaret unvanının terkini ve marka hakkının ihlali istemlerinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/12853, K. 2012/20810, 14 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama