KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/12894 E., 2012/20122 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Aralık 2012
- Mahkemesi
- İSTANBUL 1.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
986 kelime·5 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25/02/2011 tarih ve 2007/198-2011/18 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Asıl davada davacı vekili, müvekkilinin ABD yasaları uyarınca kurulu olan lastik ve kauçuk ürünler konusunda dünya lideri Bridgestone Corporation şirketinin sınai mülkiyet haklarını elinde tutan yan kuruluşu olduğunu, müvekkilinin FIRESTONE ibareli markanın gerçek hak sahibi olduğunu, bu markanın Bridgestone grup şirketleri tarafından gerek yurt dışında gerekse yurt içinde kullanıldığını ve tanındığını, FIRESTONE markasının Türkiye'deki ilk tescilinin 1958 yılında 76066 sayılı 12.sınıftaki mal ve hizmetler için tescil edildiğini, müvekkilinin bu marka için Türkiye'deki diğer tescillerinin ise 103765 ve 104920 sayılı tesciller olduğunu,
müvekkilinin bu tarihten sonraki müracaatlarının davalı adına tescilli 2006 07832 nolu Fırestone markası nedeniyle reddedildiğini, bu nedenle müvekkilinin maddi ve manevi zarara uğradığını, davalının müvekkili şirket ile aynı gruba bağlı olan Firestone Building Products Company şirketi ile 01 Mart 2005 tarihinde distribütörlük sözleşmesi imzaladığını, davalının bu sözleşmeye aykırı olarak Fırestone markasını kendi adına tescil ettirdiğini, davalının kötü niyetli olduğunu, 556 sayılı KHK'nin 11. ve 17. maddeleri gereğince davalı adına tescilli 2006/07832 sayılı markanın müvekkiline devrini,
aksi takdirde hükümsüz kılınmasını ve sicilden terkinini, markanın 3. kişilere devrinin önlenmesi ve davalının bu markayı kullanmasının engellenmesi hususunda ihtiyati tedbir uygulanmasını talep etmiş, birleşen davada davacılar vekili ise, müvekkil şirketlerin dünyanın en büyük lastik üreticilerinden olan Brıdgestone Corporation ile ortak bir kuruluş olan Bridgestone Americas, Inc şirketinin iştirakleri olup Firestone markasının dünya çapında münhasıran kullanım hakkına sahip olduğunu, bu markanın kökü The Frestone Tire Rubber Company şirketine dayandığını,
bu şirketin 1988 yılında Bridgestone Corporation tarafından devralındığı ve bu şirketin en büyük iştiraki olan Bridgestone Americas INC şirketi kurulduğunu, bu markanın dünya çapında tescilleri Brıdgestone Corporatıon bünyesinde kurulmuş olan Brıdgestone LicenSing Services Inc (BLS) adına yapıldığı ve bu şirket adına markanın Türkiyede farklı tarihlerde tescillerinin yapıldığını ve BLS ile müvekkillerden Brıdgestone North America Tire arasında 01.12.2001 tarihinde lisans sözleşmesi yapıldığını, bu müvekkilin de diğer müvekkil şirket ile alt lisans sözleşmesi yapıldığını,
müvekkil şirketlerden Firestone Building'in ise davalı ile 2005 yılında distribütörlük sözleşmesi imzaladığını ve davalıya fırestone markasını taşıyan tek katlı membran çatı sistemleri ürünlerinin dağıtımı konusunda yetki verildiğini, ancak davalının fırestone markasını kendi adına tescil ettirerek kötüniyetli davrandığını, müvekkilinin bu markada öncelik hakkının olduğunu, markanın tanınmış olduğunu, dava konusu markanın 556 sayılı KHK.'nin 17. maddesi uyarınca müvekkiline devri gerektiğini, davalının müvekkilnin ticari vekili olması nedeni ile KHK'nin 8/2.maddesi uyarınca hükümsüz kılınması gerektiğini,
devrin mümkün olmaması halinde davalı adına tescilli Fırestone markasının hükümsüzlüğü ile kararın kesinleşmesinden sonra markanın kullanılmasının önlenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Asıl davada davalı vekili, müvekkilinin davacının distribütörü olmadığını, taraflar arasında ticari ilişki bulunmadığını, davacının müvekkili şirketin distribütörü olduğunu iddia ederek bu davayı açamayacağını, davacının markaları ile müvekkilinin markasındaki mal ve hizmetlerin farklı olduğunu, müvekkilinin distribütörü olduğu Firestone adlı şirketin bilgisi dahilinde markayı kendi adına tescil ettirdiğini, kötüniyetin olmadığını, birleşen dava da ise, davacıların lisans sahibi olduğunu iddia etttiklerini, marka sahibi olmamaları sebebiyle hükümsüzlük davası açma haklarının bulunmadığını,
müvekkilinin davacılardan Firestone Building Products Company ile aralarında distribütörlük sözleşmesinin bulunduğunu, bu sözleşme nedeniyle müvekkilinin ticari vekil veya temsilci durumuna getirmediğini, öncelikli hak sahipliğini ve tanınmışlığı ispatlayamadıklarını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, dava ve birleşen dava ile 07/07/2008 tarihli ıslah dilekçesiyle davacının tanınmış FIRESTONE markasının Türkiye distribütörü olan davalı tarafından kötü niyetle tescil edildiği iddiasıyla markanın devri, olmadığı takdirde hükümsüzlüğü talebine ilişkin olduğu,
hükümsüzlüğü istenilen 2006 078312 nolu marka, FIRESTONE ibaresinden oluşmuş olup, 17, 19, 22, 27, 37. sınıflar için 02/03/2006 tarihinde, davacı Bridgestone Licensing Services Inc, aynı ibareden oluşan markası ile ilk defa 1958 olmak üzere daha sonra Temmuz 1978'de dış ve iç lastikler, amortisörler, radyatörler, piller... gibi 6, 9, 12, 17 ve 23. sınıfta yer alan ürünler için tescil edildiği, davalı ile davacı şirketin grup şirketlerinden olan Firestone Building Products Company arasında distribütörlük sözleşmesinin bulunduğu,
marka davacı şirketlerden Bridgestone ait olup distribütör sözleşmesi ise diğer davacı ile yapıldığından şirketler grup şirketi olduğundan marka sahibi ve lisansörü olarak davayı açmakta hukuki yararları bulunduğu, her ikisinin aktif dava ehliyeti olduğu, 556 Sayılı KHK'nin 8/2 ve 11. maddelerinde öngörülen "temsilci" ibaresi geniş yorumlanıp, distribütörleri ve grup şirketlerle olan ticari ilişkileri de kapsadığından, taraflar arasında kararnamenin öngördüğü anlamda temsilcilik ilişkisi olduğu, markanın tanınmış olduğu,
böylece tanınmış marka davacılardan Bridgestone şirketine ait olup, grup şirketi olan diğer davacı tarafından Türkiye Distribütörlüğü davalıya bırakılan markanın davalı tarafından kötü niyetle tescil edildiği, 556 sayılı KHK'nin 8/2, 17, 42. maddeleri gereğince temsilcilik yetkisinin kötüye kullanımı nedeniyle söz konusu markanın hükümsüzlüğünü isteme hakkı olduğu,
davacının markasının tanınmış olması ve davalının marka kapsamındaki ürün ve hizmet sayısının çokluğu nedeniyle davacının söz konusu ürün ve hizmetlerdeki yoğun kullanımı sonucu TRIPS 116 ve 556 sayılı KHK'nin 8/4 ve 7/1-1 maddeleri gereğince markanın ayırd edici karakterini zedeleyeceği gibi, markanın itibarına da zarar vereceğinden markanın marka kapsamındaki farklı ürün ve hizmetler de dahil olmak üzere tüm sınıflar için hükümsüzlüğüne karar vermek gerektiği, davada markanın devri ve olmadığı takdirde hükümsüzlüğü istenmişse de,
hükümsüzlüğü istenilen marka kapsamında davacının marka kapsamında yer almayan sınıflarda mevcut olduğundan devre ilişkin talebin reddi gerektiği, gerekçesiyle, asıl davada davalı adına tescilli 2006 07832 nolu markanın hükümsüzlüğüne, diğer taleplerin reddine, birleşen 2010/72 esas nolu davada; asıl dava ile markanın hükümsüzlüğüne karar verildiğinden hukuki yarar bulunmadığından hükümsüzlükle ilgili talep hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına, diğer taleplerin reddine, karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/12894, K. 2012/20122, 6 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama