KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/12934 E., 2012/18665 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Kasım 2012
- Mahkemesi
- FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
319 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14.06.2011 tarih ve 2010/133-2011/163 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı tarafın 22.12.2005 tarihinde yaptıkları sözleşme ile SERENDER markasının kullanım şeklinin belirlendiğini, bu sözleşme dışında aynı tarihte bir de marka lisans sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmeye göre “Serender” markasının müvekkiline ait olduğunu ve sözleşmeye göre davalının markayı TPE’ye bildirim tarihinden itibaren üç yıl süre ile kullanabileceğinin kararlaştırıldığını ancak davalının bu sözleşme hükümlerine uymayarak kullanıma devam ettiğini ileri sürerek markanın kullanımının önlenmesine ve marka sözleşmesinin feshine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, 22.12.2005 tarihli sözleşmenin şirket yetkililerince imza edilmemiş olması nedeniyle bağlayıcılığının bulunmadığını ve “Serender” isminin genel bir isim olup, müvekkilinin ticaret unvanının da bu şekilde tescilli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, taraflar arasında düzenlenen lisans sözleşmesinin sözleşme şartlarına uygun olarak feshedildiği, davalının markayı kullanımı hakkının ortadan kalktığı, davalı ticaret ünvanın markasal kullanım hakkı tanımadığı fesihten sonra kullanımın yasal olmadığı gerekçesi ile mülkiyeti davacıya ait markanın (SERENDER markasının) davalı şirket tarafından kullanılmasının önlenmesine (taraflar arasındaki anlaşma sona erdiğinden) bu nedenle markanın her türlü basılı evrak, kartvizit, v.s. her türlü markasal kullanımının engellenmesine karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/12934, K. 2012/18665, 20 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama