KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/12962 E., 2012/20496 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Aralık 2012
- Mahkemesi
- FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
385 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22.02.2011 tarih ve 2010/316-2011/41 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ile katılma yolu ile davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının "Techart" ibareli markayı 25.07.2007 tarihinde 12.39 nolu sınıflar için adına tescil ettirdiğini, sözkonusu markanın Almanya'da faaliyet gösteren "Techart Automobildesign Gmbh" adlı şirket tarafından kullanılıp tüm dünyaya tanıtıldığını, davalının kötü niyetle markayı adına tescil ettirdiğini, bununla da yetinmeyerek dava konusu marka hakkına dayanarak müvekkili aleyhine tazminat davası açtığını belirterek davalı adına kayıtlı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, uyuşmazlık konusu markanın dava dışı firmaya ait olduğu davacı tarafından iddia edildiğinden davacının aktif husumet ehliyeti bulunmadığını, davanın haksız olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, üstün hak sahipliğine dayanılarak markanın hükümsüzlüğü yönündeki davanın ancak marka üzerinde hak sahibi veya usulünce yetkilendirilen temsilci tarafından açılabileceği, davacının bu yönde bir temsil yetkisi bulunmadığı gerekçesiyle aktif husumet ehliyeti yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davalı vekilinin temyiz itirazının incelenmesinde, mahkemece Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davalı lehine tarifede belirtilen 1.650,00 TL ücreti vekalete hükmetmek gerekirken 825,00 TL ücreti vekalete hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de, anılan bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK'nun 438/7. maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/12962, K. 2012/20496, 11 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama