KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/13004 E., 2011/16888 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Aralık 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
352 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 12/10/2009 gün ve 2007/514-2009/529 sayılı kararı onayan Daire’nin 20.06.2011 gün ve 2009/14818 - 2011/7466 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı Halkbank A.Ş.’nin birleşme suretiyle devraldığı Pamukbank T.A.Ş.’nin 1700 adet intifa senedinden 65 adedinin sahibi olduğunu, 1999-2000 yıllarına ait kâr payını alamadığını, buna ilişkin olarak sorumluluğun bankayı devralan davalıya ait olduğunu ileri sürerek, intifa senedinin sözleşme ilişkisinden kaynaklanan sorumluluğunun davalı bankada olduğunun tespitini, muarazanın önlenmesini, 1999 yılı kâr payı ana para ve faiz alacağı 25.000, 2000 yılı ana para ve faiz alacağı 25.000 TL olmak üzere toplam 50.000 TL’nın avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, 19.06.2002 tarih ve 403 sayılı TMSF Yönetim Kurulu kararı ile Pamukbank T.A.Ş. hisselerinin tamamının devralındığını, banka zararının ortakların bankadaki haklarını temsil eden öz kaynakların çok üstünde olduğunu, kâr payı talep edilen dönemlere ilişkin bankanın zararı olup gerçekte kârının bulunmadığını, bilançolarda gösterilen kârın fiktif olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, Pamukbank T.A.Ş.’nin dava konusu döneme ait bilançolarının yöntemine uygun oluşturulmadığı, dönem sonlarında mali tabloların fiktif olarak gösterildiği, bankanın kurucu hisse senedi sahiplerinin kâr payı istemelerinin mümkün olmadığı, kurucu intifa senetlerinden doğan yükümlülüğün davalı bankada bulunduğu gerekçesiyle, davanın reddine dair tesis edilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce onanmıştır.
Davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/13004, K. 2011/16888, 13 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama