KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/13156 E., 2012/19745 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Aralık 2012
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
548 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Şanlıurfa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 20/05/2011 tarih ve 2007/831-2011/495 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ile davalı Banka vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı ...A.Ş.
Şanlıurfa Emniyet Caddesi Şubesi'nde vadesiz mevduat hesabı bulunduğunu, kimliği belirsiz kişiler tarafından 12.07.2007 tarihinde 24.670,00 TL'nin müvekkilinin haberi olmadan başka hesaplara havale edildiğini, müşterinin haberi olmadan bilgisayar korsanlığı yoluyla paranın başka bir hesaba aktarılmasının önlenmesi konusunda ek güvenlik tedbirleri almadığından davalı bankanın kusurlu olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 2.000,00 TL alacağın olay tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş,
11.07.2008 havale tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 22.670,00 TL artırarak 24.670,00 TL'na çıkarmış, davalı banka dışındaki diğer davalılar hakkındaki davayı atiye terketmiştir.
Davalılar davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporları uyarınca davacı hesabından 24.670,00 TL'nın başka hesaplara internet yoluyla havale yapıldığı, durumun farkedilmesi ile 1.159,70 TL'nin aktarılan hesaplarda bloke edilerek davacıya iade edildiği, objektif özen borcu altında olan bankaların hafif kusurlarından olsa dahi sorumlu olduğunu, davacının kusuru ile zararın meydana geldiğini kanıtlayamadığı, ancak 26.05.2010 tarihli duruşmada ilk bilirkişi raporunu benimseyen davacı vekilince %20 oranında kusurun kabul edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 18.976,30 TL'nin davalı bankadan faiziyle tahsiline, diğer davalılar bakımından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili ile davalı banka vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve mahkemece alınan ilk bilirkişi raporunun davacı tarafça kabul edilmiş bulunmasına göre, davalı banka vekilinin tüm ve davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak, mahkemece haksız eylem sonucu davacı hesabından havale edilen 24.670,00 TL'den daha sonra banka tarafından bloke edilerek davacı hesabına iade edilen 1.159,70 TL'nin mahsubundan sonra kalan 23.510,30 TL itibariyle davacının benimsenen %20 kusuruna göre hesaplanacak 18.808,24 TL'ye hükmedilmesi gerekirken, başlangıçta davacı hesabında bulunan miktarın tümü üzerinden %20 oranında indirim yapılarak 18.576,30 TL'na hükmedilmesi doğru görülmeyip kararın açıklanan nedenlerle davacı yararına bozulmasına karar verilmesi gerekmiş ise de; yapılan yanlışlığın yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği anlaşılmakla kararın düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/13156, K. 2012/19745, 3 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama