KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/13399 E., 2012/19799 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Aralık 2012
- Mahkemesi
- FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
383 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 07/07/2011 tarih ve 2011/23-2011/166 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ..... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili adına “ADVANTAGE” ibareli markalarının tescilli olduğunu, davalının “AVANTAJ SEPETİ” ibareli markası için yaptığı başvuruya itiraz ettiğini, itirazın reddedildiğini, müvekkili markasının tanınmış olduğunu ayrıca markaların ve emtia ürünlerinin birbirine benzediğini ileri sürerek, TPE YİDK kararının iptalini, davalı şirket adına tescil edilmiş “AVANTAJ SEPETİ” markasının hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, başvuru markasının bütün ve anlamlı ve itiraza konu “avantaj” ibaresinin ayırtediciliği niteliği zayıf bir ibare olduğu, başvuru ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markalar arasında benzerlik bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili, markaları birbirine benzemediğini, okunuşlarının ve tüketici kitlesinin farklı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, ADVANTAGE ve AVANTAJ sözcükleri arasında görsel, anlamsal ve sesçil bir farklılık olmadığı, hemen herkesin anılan ibareyi aynı biçimde görüp algılayacağı ve okuyacağı, aralarındaki harf ve SEPETİ ibaresinden doğan farklılıkların genel izleminden doğan benzerliğin etkilerini geri plâna atmaya elverişli olmadığı, başvuru kapsamında yer alan 16 ve 35. sınıf ürün ve hizmetlerin tamamının davacı markalarının kapsamında aynen yer aldığı, ortalama düzeydeki alıcıların bu marka ve işaretin farklı işletmelere ait iki ayrı marka olduğunu algılamalarının mümkün olmadığı,
bir kısım alıcıların iki farklı marka karşısında bulunduğunu algılayabilse bile marka ve işaretin birbirleriyle idarî ve ekonomik olarak bağlantılı şirketlere ait olduğu yönünde algılamada bulunulmalarının kaçınılmaz olduğu, özellikle davacının markasının tanınmış olmasının davalıya davacı markalarının tanınmışlığından haksız bir yarar sağlama imkânını sağlayacağı gerekçesiyle, TPE YİDK kararının iptaline, davalı adına tescilli 2009/15479 numaralı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekilleri temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/13399, K. 2012/19799, 4 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama